Türkçe Testi 9

 

1. ……Atasözlerinde ait olduğu ulusun düşünceleri, yaşayışları, inanışları, gelenekleri ve sembolleri görülür. Atasözleri ulusların zekâlarındaki keskinliğin, hayallerindeki gençliğin, duygularındaki inceliğin tipik örneklerini sunar bize.

Bu parçanın başına, düşüncenin akışına göre aşağıdakilerden hangisi getirilemez?

 

  1. Her ulusun atasözlerinde, o ulusun yaşamından İzler görülür.
  2. Atasözleri yol gösterir, öğüt verir.
  3. Atasözleri ait olduğu ulusun hayata bakışını yansıtır.
  4. Atasözleri, ulusun kültürünü ve benliğini yansıtır.
  5. Atasözleri ait olduğu ulusun dünya görüşü ve hayat felsefesi hakkında önemli ipuçları verir.

2. Bu can sıkıntısı beni sürekli rahatsız ediyor. Hem bilseniz o kadar korkunç bir rahatsızlık ki... Ne yapsam bundan kurtulamıyorum ve öyle zamanlarım oluyor ki her şey ve herkes gözümde sıfıra düşüyor. Aynada kendi kendime bakmaktan korkuyorum. Bu can sıkıntısından kurtulmadan, yaşamanın tadı yok.

Düşüncenin akışına göre parçanın ilk cümlesi aşağıdakilerden hangisi olmalıdır?

  1. Ben nedense bunu başaramıyorum.
  2. Can sıkıntısından bir türlü kurtulamadım,
  3. Bugünlerde, sebebini anlayamadığım bir can sıkıntısı geldi yakama yapıştı.
  4. Can sıkıntısının bir nedeni olmalıdır.
  5. Bilmem senin de canın sıkılır mı?

3. Yaşamdaki kısırlık, kendini doğrudan dilde ve düşüncede kısırlık olarak gösterir. Kısırlaşmış bir düşünce ve dil, dönüp yaşamı değiştirmeye, renklendirmeye yetmiyor. Bu durum dil ve düşünce arasındaki ilişkide de geçerlidir. Düşüncenin dilden, dilin düşünceden önceliğini kabul etmek bizi yanlışa düşürecektir. Dil ve düşünce birbirini gerektirir. Bu parçanın sonuna, düşüncenin akışına göre aşağıdakilerden hangisi getirilemez?

  1. Dil düşünceden bağımsızdır.
  2. Dil ile düşünce etkileşim içindedir.
  3. Kişi zihnindeki kavramlar kadar düşünür, düşündüğü kadar kavrama sahiptir.
  4. Dil düşünceden soyutlanamaz.
  5. Dil olmadan düşünce ifade edilemez.

4. Futbolun son yıllarda yaşamı ne kadar derinden ve uzun süreli etkilediğinin farkında mısınız? Maç günlerindeki randevular TV'deki yayın saatine göre veriliyor. Maç günlerinde caddeler, sokaklar boşalıyor, dükkânlar erken kapanıyor….. Yenen takımın taraftarları sevinçten ne yapacağını bilemiyor, yenileninki üzüntüden. Konuya ve düşüncenin akışına göre parçada boş bırakılan yere aşağıdakilerden hangisi getirilmelidir?

 

  1. Maçlara olan ilgi her geçen gün artıyor.
  2. Günler önce başlayan maç muhabbeti maçtan sonra da devam ediyor.
  3. Futbol herkesi ilgilendiriyor.
  4. Futboldan anlamayanlar yorum yapamıyor,
  5. Maç yorumu zamanımızın önemli bir bölümünü alıyor.

5. Yapıtlarıyla değil, kişiliğiyle olaylar yaratarak çevresindeki ilgileri canlı tutmaya çabalar. Yaşamının gerilimlerini sanatçılığın kanıtları sayar. Ama ruhundaki gerilimlere karşın porsumuş ürünler verdiği için dengeyi bir türlü tutturamaz. Parçanın başına aşağıdakilerden hangisinin getirilmesi en uygundur?

  1. Sanatçılar tutarlı ürünleriyle kişiliklerini pekiştirirler.
  2. Kimi sanatçı, sanatının cılızlığına karşın sürekli tepinme içindedir.
  3. Sanatçıları ayakta tutan biraz da kişilikleridir.
  4. Her güzel eser sanatçının bilgisini geliştirir.
  5. Sanatçılar dengeli bir yaşam sürdüremez.

6. Kalabalık karsısında konuşmak bana göre değil. En bildiğim konularda bile ne diyeceğimi şaşırıyorum. Sandalyeler dizilmiş, dinleyiciler bekliyor. Sen çıkacaksın karşındakileri yarım saat, bir saat oyalayacaksın. Sıkmadan, bıktırmadan. Hep kaçarım böyle durumlardan.

Aşağıdakilerden hangisi bu sözleri söyleyen kişinin bir özelliğidir?

  1. Edebiyat dışında konuşmayı sevmemesi
  2. Etkileyici bir konuşmacı olmaması
  3. Topluluk karsısında konuşmaktan heyecanlanması ve sıkılması
  4. Düşüncelerini başkalarıyla paylaşmak istememesi
  5. Bilgi ve birikim açısından yetersiz oluşu

7. Antolojiler... Hepsinin kapağını kapatmalı. Yıllar Önce bayılarak okuduğum bir şairin mısraları şimdi otomobil penceresinden gördüğüm reklam panolarındaki yazılar kadar uzak ve ilgisiz. Ben bunları mı beğenmiştim? Şairin suç ortağıyım, niye kendimi aklamaya çalışıyorum sadece?

Yukarıdaki sözlerin sahibi için aşağıdakilerden hangisi söylenemez?

  1. Özeleştiri yapmaya yatkındır.
  2. Zamanla şiir zevki değişmiştir.
  3. Şiire ilgisi azalmıştır.
  4. Okuduklarının değeri üzerinde düşünür.
  5. Sanat değeri taşımayan söze ve yazıya pek ilgi duymaz.

8. Hasan Ali Yücel, kendi kuyusunu kazanları yanı başındaki koltuklara oturtacak, yüreğinin ve evinin kapısını düşmanlarına açacak bir insandı. İkiyüzlü olmaktansa zevksiz, dobra dobra, hatta kaba görünmeye razı olurdu. Türkiye'ye yararlı belli bir iş için çalıştığınız sürece onun dostluğunu, yardımını hemen kazanabilirdiniz. İş arkadaşları arasında hiç hoşlanmadığı kimseler bulunabilirdi; ama hiç kimseye kin beslemezdi.

Bu parçada sözü edilen kişi, aşağıdakilerden hangisiyle nitelendirilemez?

  1. Açık sözlü, dürüst
  2. İyi niyetli, hoşgörülü
  3. Zaman zaman kaba olabilen
  4. Ülkesini çok seven
  5. Duygularını belli etmeyen

9. Son sayı için size hikaye gönderemedim. Olanca içtenliğim ve dürüstlüğümle söyleyeyim, konu bulamadım yazmaya. Düşündüm, düşündüm, hiçbir şey bulamadım, tatsız tuzsuz bir şey göndermek de içimden gelmedi. Çok sıkıcı bir şey bu aynı zamanda.

Bu sözleri söyleyen kişiyle ilgili olarak aşağıdaki yargılardan hangisine varılabilir?

  1. Yazma becerisini kaybetmiştir.
  2. Sürekli yazmaktan bıkmıştır.
  3. İşini önemsememiştir.
  4. Konu seçiminde zorlanmıştır.
  5. Yazdıklarını beğenmemiş ve daha iyisini yazmak için uğraşmıştır.

10.Onun en çok uyuduğu altı saatti. Daha az uyuduğu günler de oluyordu. Yazı yazmaya daldı mı yemeyi içmeyi unutuyor, ancak gözleri kapandığı vakit gidip yatıyordu. Masanın başında uyuyakaldığı çok oluyordu.

Parçada sözü edilen kişinin en önemli özelliği aşağıdakilerden hangisidir?

  1. Uyumayı fazla sevmemesi
  2. Çalışkanlığı ile tanınması
  3. Yazı yazarken uyuyakalması
  4. Çok yorulmadan önce uyumayı düşünmemesi
  5. Yazı yazmayı her şeyden önemli tutması

1. Çocuklarının iyi yetişmesi için hiçbir fedakârlıktan kaçınmadı. Adeta gecesini gündüzüne kattı, işten yorgun argın döndüğü günlerde bile, yorgunluğunu çocuklarına yansıtmadı. Onlara babasızlıklarını hissettirmemeye uğraştı. Çocuklarının bir sıkıntı çekmeden yetişmeleri için kendisi dayanılmaz sıkıntılara katlandı. Çocuklarıyla kısır çekişmelere asla girmedi. Zaman zaman onların olumsuzluklarını görmezden geldi.

 

Yukarıda sözü edilen annenin en belirgin Özelliği aşağıdakilerden hangisidir?

 

  1. Çocuklarını, her şeye karşın, en iyi şekilde yetiştirmeye çalışması
  2. Zor işlerde çalışması
  3. Çocuklarıyla iyi geçinmesi
  4. Çocuklarının her ihtiyacını karşılaması
  5. Yorgunluğunu çocuklarına yansıtmaması

12. Yaşamım boyunca hep zor koşullarda, gölgesiz, çorak yollarda yürüdüm. Suyun özlemiyle ateşlerden geçerek ilerledim. Bireysel koşullarımın yanı sıra 1950'lerden beri ülkemin içinde bulunduğu koşullar da beni, insan olarak, aydın bir yazar olarak hep ateşe sürükledi. İyi porselenler yüksek ısılarda pişer. Yaşamın her alanında ben ateşin içinde oldum.

 

Böyle konuşan biri için aşağıdakilerden hangisi söylenemez?

 

  1. Hayatı zorluk ve sıkıntılarla doludur.
  2. Çekilen sıkıntı ve karşılaşılan zorlukların kişiyi olgunlaştıracağına inanmaktadır.
  3. Sıkıntı çekmekten korkmamaktadır.
  4. Ülkenin içinde bulunduğu olumsuzluklardan etkilenmiştir.
  5. Hayatı boyunca huzur arayışı İçinde olmuştur.

 

1b

2/c

3a

4/b

5b

6/c

7/c

8/e

9/d

10/e

11/a

12/e

 

 

Copyright©2007 KPSS Dershanesi.COM