Türkçe Testi 8
 

1. Önceleri usta halk ozanlarının etkisinde kalmış sonraları kendine özgü bir tarz geliştirmiştir, Kendinden sonra gelenleri olduğu kadar, Cumhuriyet döneminde yetişmiş aydın şairleri de etkilemiştir. Halk edebiyatı geleneğine bağlı kalmış, bütün şiirleri hece ölçüsüyle söylemiştir. Aşk, gurbet, tabiat konularını duru ve akıcı bir Türkçe ile dile getirmiştir. Böylece hem halkın sevgisini kazanmış hem de edebiyatımızdaki haklı ününe kavuşmuştur.
 
Bu parçada sözü edilen şairle ilgili olarak aşağıdakilerden hangisi söylenemez?

 

  1. Halkın sevgisini kazanmış bir şairdir.
  2. Birçok sanatçıyı etkilemiştir.
  3. Din dışı konularda şiirler söylemiştir.
  4. Süslü, sanatlı, insanı etkileyen bir dili vardır.
  5. Şiirlerinde Halk edebiyatının özellikleri vardır.

 

2. Ulaşmayı gerçekten isteyen, aklına koyan kişi hedefine varır. "İsteyen" diyorum; ümit etmek, istemek değildir. Dağ karşınızda duruyor, ama siz onun ayağınıza gelmesini bekliyorsunuz. Dağ gelmez, siz ona gideceksiniz. donanımınızı kuşanıp vakit geçirmeden yola çıkın; gece demeden, gündüz demeden;soğuğa, sıcağa, tipiye borana pabuç bırakmadan yolunuza devam edin, Dağa ulaşmamanız için hiçbir neden kalmamış demektir.
Bu parçadan aşağıdaki yargılardan hangisine ulaşılamaz?

 

  1. Başarı, başarmak için kararlı davrananların hakkıdır.
  2. Başarmayı ümit etmek, onu istemekten önemlidir.
  3. Hedefe, durup beklemekle değil, ona doğru harekete geçmekle ulaşılır.
  4. Hedefe ulaşmayı başarmak için esaslı hazırlık yapmak gerekir.
  5. Hedefe giden yolda karşılaşılacak engellerle azimle savaşılmalıdır.
3. Onun romanlarındaki kişilerin hemen hepsi kanaatkar ve esirgemez insanlardır; doyacak kadar ekmek hakkı, uyku hakkı, oyun hakkı, okuma hakkı, namus hakkı isterler, fazla değil. Hepsi düşler kurar, rahatça geçmişlerinin özlemini duyar, kötü durumlarda bile geleceğe aydınlık bir umutla bakarlar ve yardımlaşırlar.
Yazarın yapıtlarında işlediği kişiler aşağıdakilerin hangisiyle nitelendirilemez?
  1. Gözleri ve gönülleri tok
  2. Beklentilerinde ölçülü
  3. Eski günlerini arayan
  4. Yarınlara İyimser bakan
  5. Bireysel düşünen
4. Çizgi romanlar artık yalnızca koleksiyoncuların evlerinde ve sahaf dükkânlarının raflarında görülebilen nadide kitaplar değil. Artık Internet gibi İletişim araçları sayesinde Türk çizgi roman okurları birbiriyle iletişim kurabiliyorlar. Daha da önemlisi, Türkiye'de ve dünyadaki çizgi romanla ilgili gelişmeleri yakından takip edebiliyorlar. Bu okurlar artık yalnızca çizgi roman okumakla yetinmiyor, çizgi roman üzerinde kafa yoruyor, araştırıyor ve düşüncelerini yazıya döküyorlar.
Bu parçada çizgi roman okurlarıyla ilgili olarak aşağıdakilerden hangisine değinilmemiştir?
  1. Çizgi romanlara daha kolay ulaşabildiklerine
  2. Birbirleriyle teknolojik iletişim kurabildiklerine
  3. Çizgi romanla ilgili yurtiçi ve yurtdışı gelişmeleri izleyebildiklerine
  4. Çizgi roman konusunda araştırma inceleme ve yazma çalışması yaptıklarına
  5. Edebiyatımıza yeni, çizgi romanlar kazandırdıklarına

5. Atom çağından öncesine dönelim diyemiyorum. Tarihsel gelişmeyi geriye çeviremeyiz. Atomla birlikte yaşamaya alışmalıyız, diyorum. Bugünkü durumuyla, yaşamaların en tehlikelisi bu. Ama siz de biliyorsunuz, atom bombası değil tehlikeli olan. İnsanlar, tehlikenin kaynağı. Atom bombasıyla korkutan da öldüren de insanlar.

Paragrafın yazan için, aşağıdakilerden hangisi söylenemez?

  1. Atom bombasının bilinmediği dönemlerde yaşamış olmayı istiyor.
  2. Atom bombasının zararlarını iyi biliyor.
  3. Atom bombasındaki kötülüğün insandan kaynaklandığına inanıyor.
  4. Atomun insan hayatındaki varlığını sürdüreceğine inanıyor.
  5. Atom bombasının değil, insanların tehlikeli olduğunu düşünüyor.

6. Tanpınar'a kadar sözcükler, yalnız sözlüklerdeydi. Ölü sözcükler olarak duruyordu. Tanpınar, onların etinden tuttu, onlarla özdeşleşti. Böylece de yerinden oynattı onları, bizim yaptı, o zamandan beri de sözcükler bizim gibi dolaşıyorlar. Peyami Safa ise, nesnelerle insanları özdeşleştirmişti; bizim gibi, bizimle konuşan, bizimle gidip gelen varlıklar yapmıştı onları. Her konuşmasının sonunda kürsüden ayrılırken eliyle kürsüye dokunarak "Hoşça kalın" der, öyle ayrılırdı.

Yukarıdaki parçada vurgulanmak istenen temel düşünce aşağıdakilerden hangisidir?

  1. Tanpınar kelimeleri,Peyami Safa ise cansız nesneleri kişileştirerek topluma katmıştır.
  2. Peyami Safa İle Tanpınar, daha önce yapılmamış olan bir şeyi gerçekleştirmişlerdir.
  3. Tanpınar, sözlüklerde duran ölü sözcüklere hayatiyet kazandırmıştır.
  4. Peyami Safa, kullandığı eşyaları insan yerine koyarak onlara kişilik vermiştir.
  5. Peyami Safa ile Tanpınar hayata bakış açılarıyla edebiyata yeni bir anlayış getirmişlerdir.

7. İnsan düşüncesinin, her durumda, her ortamda geçerli "genel", "değişmez" doğrular bulunduğuna inanmaktan kurtulmasında; sabitlikten, göreceliğe geçmesinde deneme yazarlarının büyük katkısı olmuştur, Deneme'de, her doğruya kuşkuyla bakıp onu yeniden ele almak kendi düşüncesinin, kendi bilgilerinin, kendi kültürünün ölçülerine vurarak sınamak, insanoğlunun kişiliğini bulmasında da önemli yeri olan bir tutumdur. Deneme yazarlığının birçok yönden, insan düşüncesinin gelişmesinde olumlu etkileri bulunduğu inkar edilemez.

Yukarıdaki paragrafta aşağıdakilerden hangisine değinilmemiştir?

 

  1. Deneme yazarlarının, insanlardaki yerleşmiş kanaatlerden bazılarını değiştirdiğine
  2. Deneme yazarlarının, insanların sabit bakış açılarının değişken hale gelmesine katkıda bulunduğuna
  3. İnsanın kişiliğini kazanmasında doğrulara kuşkuyla bakmasının ve onları kendi kültürünün ölçüleriyle değerlendirmesinin önemli katkıları olduğuna
  4. Deneme yazarlarının, insanın düşünce dünya-sının gelişmesine katkıda bulunduğunun yadsı-namayacağına
  5. Deneme yazarlığının Batı'da başlayıp giderek bizim toplumumuzda da önemli bir yer tuttuğuna

8. Son günlerde konuştuğum iki şairin de yakınması aynı noktada birleşiyordu: "Bizi anlamaları için, okurdan da çaba istiyoruz. Okurun, bizi bir çırpıda değerlendirmesini, anlamadım demesini acele bir yargı sayıyoruz." Onlara hak veriyorum. Ben de aynı düşüncedeyim. Bir şeyden tat alabilmek için az ya da çok bir çaba harcamalı insan. 

Aşağıdakilerden hangisi, paragrafta sözü edilen iki şairin yakınması değildir?

  1. Gerektiği gibi anlaşılamamak,
  2. Okuyucuyla aralarında sağlıklı bir ilişki olmaması.
  3. Eserlerini kimsenin okumaması.
  4. Gerçek değerlerinin anlaşılmamış olması.
  5. Eserlerinin yeterince anlaşılamamış olması


 

  1. Sokakların böylesi aydınlık olmasının temelinde, ışıl ışıl bir şehir isteğinden çok, asayişin sağlanması arzusu varmış. Cinayetler ve vurgunlar ahaliyi yıldırmış besbelli, asayişi sağlamakla görevli olanlar da. Bu yüzden, her evin bir penceresinde sokağa aksedecek şekilde bir ışık yakılması mecburiyeti koymuş. Yetmemiş. Bu kez, geceleri köşe başlarına, yol ağızlarına seyyar ışık görevi gören zabıtalar dikilmiş.

Bu parçada vurgulanmak istenen aşağıdakilerden hangisidir?

    1. Toplumsal olayların belli bir süreç içerisinde gerçekleştiği
    2. Toplumu tehlikelerden korumak için bir takım önlemler alınması gerektiği
    3. Bir takım polisiye tedbirlerle suçların önünün alınamayacağı
    4. Aydınlatmanın dünden bugüne nasıl şekillendiği
    5. Sokak lambalarının kullanılmasının güvenlikle ilgili gerekçeleri olduğu

 Cevap Anahtarı

1/d-2/b-3/e-4/e-5/a
6/a-7/e-8/c-9/e

 

 

Copyright©2007 KPSS Dershanesi.COM