|
|
|
|
|
|
|
Türkçe Testi 8
1.
Önceleri usta halk ozanlarının etkisinde kalmış sonraları kendine
özgü bir tarz geliştirmiştir, Kendinden sonra gelenleri olduğu
kadar, Cumhuriyet döneminde yetişmiş aydın şairleri de
etkilemiştir. Halk edebiyatı geleneğine bağlı kalmış, bütün
şiirleri hece ölçüsüyle söylemiştir. Aşk, gurbet, tabiat
konularını duru ve akıcı bir Türkçe ile dile getirmiştir. Böylece
hem halkın sevgisini kazanmış hem de edebiyatımızdaki haklı ününe
kavuşmuştur.
Bu
parçada sözü edilen şairle ilgili olarak aşağıdakilerden hangisi
söylenemez?
2.
Ulaşmayı gerçekten isteyen, aklına koyan kişi hedefine
varır. "İsteyen" diyorum; ümit etmek, istemek değildir. Dağ
karşınızda duruyor, ama siz onun ayağınıza gelmesini
bekliyorsunuz. Dağ gelmez, siz ona gideceksiniz. donanımınızı
kuşanıp vakit geçirmeden yola çıkın; gece demeden, gündüz
demeden;soğuğa, sıcağa, tipiye borana pabuç bırakmadan yolunuza
devam edin, Dağa ulaşmamanız için hiçbir neden kalmamış demektir.
Bu
parçadan aşağıdaki yargılardan hangisine ulaşılamaz?
3.
Onun romanlarındaki kişilerin hemen hepsi kanaatkar ve esirgemez
insanlardır; doyacak kadar ekmek hakkı, uyku hakkı, oyun hakkı,
okuma hakkı, namus hakkı isterler, fazla değil. Hepsi düşler
kurar, rahatça geçmişlerinin özlemini duyar, kötü durumlarda bile
geleceğe aydınlık bir umutla bakarlar ve yardımlaşırlar.
Yazarın
yapıtlarında işlediği kişiler aşağıdakilerin hangisiyle
nitelendirilemez?
4.
Çizgi romanlar artık yalnızca koleksiyoncuların evlerinde ve sahaf
dükkânlarının raflarında görülebilen nadide kitaplar değil. Artık
Internet gibi İletişim araçları sayesinde Türk çizgi roman
okurları birbiriyle iletişim kurabiliyorlar. Daha da önemlisi,
Türkiye'de ve dünyadaki çizgi romanla ilgili gelişmeleri yakından
takip edebiliyorlar. Bu okurlar artık yalnızca çizgi roman
okumakla yetinmiyor, çizgi roman üzerinde kafa yoruyor,
araştırıyor ve düşüncelerini yazıya döküyorlar.
Bu
parçada çizgi roman okurlarıyla ilgili olarak aşağıdakilerden
hangisine değinilmemiştir?
5. Atom çağından öncesine dönelim diyemiyorum. Tarihsel gelişmeyi geriye çeviremeyiz. Atomla birlikte yaşamaya alışmalıyız, diyorum. Bugünkü durumuyla, yaşamaların en tehlikelisi bu. Ama siz de biliyorsunuz, atom bombası değil tehlikeli olan. İnsanlar, tehlikenin kaynağı. Atom bombasıyla korkutan da öldüren de insanlar. Paragrafın yazan için, aşağıdakilerden hangisi söylenemez?
6. Tanpınar'a kadar sözcükler, yalnız sözlüklerdeydi. Ölü sözcükler olarak duruyordu. Tanpınar, onların etinden tuttu, onlarla özdeşleşti. Böylece de yerinden oynattı onları, bizim yaptı, o zamandan beri de sözcükler bizim gibi dolaşıyorlar. Peyami Safa ise, nesnelerle insanları özdeşleştirmişti; bizim gibi, bizimle konuşan, bizimle gidip gelen varlıklar yapmıştı onları. Her konuşmasının sonunda kürsüden ayrılırken eliyle kürsüye dokunarak "Hoşça kalın" der, öyle ayrılırdı. Yukarıdaki parçada vurgulanmak istenen temel düşünce aşağıdakilerden hangisidir?
7. İnsan düşüncesinin, her durumda, her ortamda geçerli "genel", "değişmez" doğrular bulunduğuna inanmaktan kurtulmasında; sabitlikten, göreceliğe geçmesinde deneme yazarlarının büyük katkısı olmuştur, Deneme'de, her doğruya kuşkuyla bakıp onu yeniden ele almak kendi düşüncesinin, kendi bilgilerinin, kendi kültürünün ölçülerine vurarak sınamak, insanoğlunun kişiliğini bulmasında da önemli yeri olan bir tutumdur. Deneme yazarlığının birçok yönden, insan düşüncesinin gelişmesinde olumlu etkileri bulunduğu inkar edilemez. Yukarıdaki paragrafta aşağıdakilerden hangisine değinilmemiştir?
8. Son günlerde konuştuğum iki şairin de yakınması aynı noktada birleşiyordu: "Bizi anlamaları için, okurdan da çaba istiyoruz. Okurun, bizi bir çırpıda değerlendirmesini, anlamadım demesini acele bir yargı sayıyoruz." Onlara hak veriyorum. Ben de aynı düşüncedeyim. Bir şeyden tat alabilmek için az ya da çok bir çaba harcamalı insan. Aşağıdakilerden hangisi, paragrafta sözü edilen iki şairin yakınması değildir?
Bu parçada vurgulanmak istenen aşağıdakilerden hangisidir?
Cevap Anahtarı 1/d-2/b-3/e-4/e-5/a
|
|
Copyright©2007 KPSS Dershanesi.COM |