|
Türkçe Testi 3
1. ‘’Söz var, söyleyenle; söyleyen
var, söylediği sözle büyür."
Aşağıdaki cümlelerin hangisi bu cümlenin anlamıyla ilgili
değildir?
-
Bazı
kişiler düşüncelerini açıklamaktan çekinir.
-
Sözün
güzelliği kadar, söyleyenin kimliği de önemlidir.
-
Anlam
kişide değil, kişinin sözündedir.
-
Söze
değer kazandıran, söyleyenin kimliğidir.
-
Sözün
anlamı, söyleyene göre önem kazanır.
2. (l) Son romanında mümkün olduğu kadar kişiliğini
gizlemeye çalışmış. (II) Yaptığı uzun tasvir ve tahlillerle,
mekan ve olayları okurun gözünde canlandırmış. (III) Bu
betimlemeleri biraz daha uzatsaymış eser okunmayacak hale
gelirmiş. (IV) Sağlam cümleleri ve amiyane tabirlerden
kaçınması romanı daha da güzelleştirmiş. (V) Sonuç olarak,
rahat okunan, gerçeklere bağlı, sağlam üsluplu güzel bir
roman çıkmış ortaya. Bu parçada numaralandırılmış
cümlelerden hangisinde birbirine koşul-sonuç ilişkisiyle
bağlanmış iki yargı vardır?
A) l. B)
II. C) III. D) IV. E)V.
3. Öğrenim, meyvenin kendisi değil, bilgi ağacından
meyve toplamaya yarayan bir merdivendir.
Bu özdeyişle asıl vurgulanmak istenen, aşağıdakilerden
hangisidir?
-
Öğrenim
görmenin asıl amacının bilgi vermek olduğu
-
Öğrenimin sağlayacağı meyvelerden yararlanmanın güçlüğü
-
İyi bir
öğrenimin bilgi kazandırmaktan çok,
bilgi edinmenin yöntemini öğrettiği
-
Bilgisiz insanın, yaşamın sunduğu meyvelerden yeterince
yararlanamayacağı
-
Öğrenimin asıl amacının, gençleri hayata hazırlamak olduğu
4. Aşağıdakilerden hangisinde ''biri ötekinin
yorumu olarak birbirine bağlanan" iki yargı
verilmiştir?
-
Yaptığı
her işin hesabını yapıyor; kuşkucu bir kişiliğe sahip olsa
gerek.
-
Polisler yabancı olduğunu anlamış ve gemiye binmeden
kıskıvrak yakalamışlardı.
-
Trafik
çok sıkışıktı, bundan daha erken gelmemiz mümkün değildi.
-
Onun
ezgileri ikimizi de büyülemişti, çıkışta iki kasetini de
aldık.
-
Bayan
bir resim öğretmenimiz vardı, elinden fırçayı bırakmazdı.
5. (l) Bir sanat eserini değerlendirirken
kullanacağımız ölçü, aynı türdeki diğerleri olmalıdır. (II)
Çünkü eleştirmen, kendi zevklerini bir kenara bırakarak
nesnel olmak zorundadır. (III) Sanatçının kişilik
özelliklerini İşin içine katarsak bir çıkmaz sokağa gireriz.
(IV) Herkesçe kabul edilebilecek, tartışılmayan yargılara
ulaşmak zorundayız. (V) Zaten bir sanat yapıtının da nasıl
oluştuğunu kesin olarak söylemek zordur.
Yukarıdaki numaralandırılmış cümlelerden hangi ikisi yakın
anlamlıdır?
-
II. ve
III.
-
l. ve
IV.
-
II. ve
IV.
-
l. ve
V.
-
II. ve
V.
6. Her insan gibi zaman zaman ben de hata yaptım,
ama hatalarımdan ders almayı bildim.
Bu sözleri söyleyen kişi, aşağıdakilerden hangisine dikkat
çekmektedir?
-
Çok
hata yaptığına
-
Hatasının büyük olduğuna
-
İnsanların hata yapabileceğine
-
Kendisinin başkalarından etkilendiğine
-
Hatalarını önemli olmadığına
7. Sanatçı, öyle bir yoldan geçsin ki, onun
yapıtını okuyanlar farklı bir yoldan gittiğini hemen
anlasınlar.
Aşağıdakilerden hangisi anlam bakımından bu cümleye en
yakındır?
-
Sanatçı, kimsenin cesaret edemediği konuları işlemelidir.
-
Sanatçı, kendisini başarıya götürecek
yollardan yalnız birini seçmelidir.
-
Sanatçı, üslubu yönüyle özgün olmalı, taklit
edilememelidir.
-
Sanatçıyı, kişisel konuları işlemek başarılı kılar.
-
Sanatçının; sanatçı kimliği, kendisini ayrıcalıklı kılar.
-
Emile
Zola: "Bir kapının kilitli olup olmadığını anlamanın en
emin yolu onu itmektir." der.
Emile Zola'nın bu sözle vermek istediği öğüt aşağıdakilerden
hangisidir?
-
Herkes
aklını iyi kullanmalıdır.
-
İnsanlar tecrübelerle hareket etmelidir.
-
Düşünce
dünyamızı zenginleştirmeliyiz.
-
Hayatta
önsezilerin önemli bir yeri olmalıdır.
-
Hayal
gücümüzü sürekli geliştirmeliyiz.
9. Aşağıdakilerden hangisinde eylem gerekçesiyle
verilmiştir?
-
Açma
pencereni perdeleri çek
Monna
Rosa, seni görmemeliyim
-
Kanının
nehriyle cetvellediğim
Bu toprak
söyleyin neden çoraktır
-
Sırıtan
zamandır kaybolan sisli şehrin gürültülerinde
Yanıp
sönen lambalarda ölen dakikalar
-
Yaşadıklarımdan öğrendiğim bir şey var
Yaşadın
mı, yoğunluğuna yaşayacaksın bir şeyi
-
Halâ
korkuyorum senin için yaz nedir?
Acının
siyahını bilirsin beyaz nedir
10. (l) Yazarın elbette bir hayal gücü vardır. (II)
Öyle olmasa bunca değişik tipi nasıl yaratabilirdi? (III)
Ama gerçekçi yazarın kurduğu hayal, gelişigüzel bir hayal
değildir. (IV) Sanatçı; yaşama, edinilen deneyimlere, bir
dünya görüşüne dayanır. (V) Bunun için gerçekçi yazarın
hayal gücü, deneyimlerinden ayrılmaz; bu deneyimleri
genelleştirir, değerlendirir.
Bu parçadaki numaralandırılmış cümlelerden hangileri,
kendisinden önceki cümlede bildirilen yargının
açıklamasıdır?
-
l. ve
III.
-
II. ve
V.
-
l.ve V.
-
III. ve
V.
-
III. ve
IV.
11. Kısa sürede şöhret olmak isteyen yazarlar, bu
amaçlarına ulaşabilirler; ama asla kalıcı olamazlar; çünkü
kalıcı olmak çağı aşmayı gerektirir.
Aşağıdakilerden hangisi anlamca bu cümleyle aynı
doğrultudadır?
-
Ünlü
bir yazar olmayı isteyenler, hedeflerini
belirlemelidirler.
-
Ünlü
bir yazar olmak için çok çalışmak gerekir.
-
Geçmişi
değerlendiren yazarlar ünlü olmayı hak ederler.
-
Yaşanılan çağı İyi değerlendirmek, ünlü olmaya bağlı
değildir.
-
Kalıcı
olan yazarlar, çağlar ötesi mesajlar taşıyanlardır.
-
Gerçek
sanatçı, halkla beraber yürümez; halkın önünde, halkın
lideri olarak yürür.
Aşağıdakilerden hangisi anlamca bu cümleye en yakındır?
-
Gerçek
sanatçı halkın değerlerine saygı gösterir.
-
Halkından kopuk sanatçı başarılı olamaz.
-
Gerçek
sanatçı halkı ileriye taşımak için, ona öncülük eder.
-
Gerçek
sanatçı halkın sorunlarıyla yakından ilgilenir.
-
Gerçek
sanatçı yaptığı işlerde halkın takdirim kesinlikle
önemsemez.
13. (l)
Eleştirmenlerin de insan olduğunu unutmamak gerekiyor. (II)
Her insan gibi onlar da duygusal varlıklar. (III) Bunun için
de eserin yaratıcısının siyasî ve kültürel kimliği, hatta
doğum yeri bile eleştirmeni İlgilendiriyor. (IV) Ancak
eleştirmen tarafsızlık İlkesinden vazgeçmemeli. (V)
Eleştirinin etik kurallarıyla kişiliğini dengelemeyi
başarmalı.
Bu
parçada, numaralandırılmış cümlelerin hangisinden başlayarak
düşünce yön değiştirmiştir?
A) I. B)
II C) III. D) IV. E) V.
14.
Aşağıdakilerden hangisinde amaç anlamı
yoktur?
-
İzmir'e
konseri izlemek İçin gitmişler.
-
Şoka
girdiğinden kimseye haber verememiş.
-
Çalışmak üzere Urfa’ya gitti.
-
Mizah,
düşündürmek için de yapılmalı.
-
Acı
çekmek için müzik dinleyenler hastadır.
15.Aşağıdaki cümlelerin hangisinde “ön yargı“ söz konusudur.
-
Yazarların, sık sık betimlemelere yönelmeleri eserlerini
tek düzelikten kurtarıyor.
-
Herhalde bu şairler gelecek kuşaklar tarafından
tanınmayacaklar.
-
Her
şairde kendini aşma mücadelesi açıktan açığa görülüyor.
-
Ülke
sorunlarına yönelen sanatçılardaki toplumsallık
yadırganıyor nedense
-
İnsanla
şiir arasındaki sıkı ilişki yok oluyor, şiir doğaya
yöneliyor.
16. (I)
Sanatçı, öykücülüğümüzün özgün adlarından biridir. (II)
Anlatıma getirdiği yenilik ve değişiklik, anlatımı
tekdüzelikten kurtarmıştır. (III) Öykülerinin çoğu gündelik
yaşamla ilgilidir ve fantastik öğelerden uzaktır. (IV) Okuru
saran yalın ve gösterişsiz bir dili vardır. (V) Bilgece
deyişlere sıkça yer verişi okuru etkiler ve anlatımı
renklendirir.
Yukarıdaki numaralanmış cümlelerin hangisinde sanatçıyı
beğenme açıkça belirtilmemiştir?
-
I
-
II
-
III
-
IV
-
V
|
1/a
|
2/c
|
3/c
|
4/a
|
|
5/c
|
6/c
|
7/c
|
8/b
|
|
9/a
|
10/b
|
11/e
|
12/c
|
|
13/d
|
14/b
|
15/b
|
16/c
|
|