Strict Standards: Declaration of ezSQL_mysql::query() should be compatible with ezSQLcore::query() in /home/kpssders/public_html/database/ez_sql_mysql.php on line 263

Strict Standards: Declaration of ezSQL_mysql::escape() should be compatible with ezSQLcore::escape() in /home/kpssders/public_html/database/ez_sql_mysql.php on line 263
Tahviller - KPSS Dersanesi, KPSS Sınavına Hazırlık
Hoşgeldiniz Sayın Ziyaretçi; ÜYE OLUN ya da üye iseniz GİRİŞ YAPIN.
biz-sizi-arayalim
biz-sizi-arayalim
Yabancı Dil Eğitim Seti
Okul öncesi eğitim vatandaşın cebini yaktı
Okul öncesi eğitim vatandaşın cebini yaktı
Aday öğretmenler il tercihi yapacaklar
Aday öğretmenler il tercihi yapacaklar
Maliye Bakanlığı 25 uzman yardımcısı alacak
Maliye Bakanlığı 25 uzman yardımcısı alacak
2015 ODTÜ Akademik Parsonel Alımı
2015 ODTÜ Akademik Parsonel Alımı

kpss-egitim-setleri
KPSS PRATİK BİLGİLER
KPSS Rehberlik
KPSS Genel Yetenek
KPSS Genel Kültür
KPSS Eğitim Bilimleri
KPSS A Alan Bilgisi
KPSS Deneme Sınavları
KPSS Videolar
Tahviller

reklam

Tahviller
 

 Tanım, ihraca ilişkin Esaslar ve Tahvil Sahiplerinin Hakları
 
 Türk hukukunda, TTK m.420 hükmüne göre “Anonim Ortaklıkların ödünç para bulmak için itibari kıymetleri eşit ve ibareleri aynı olmak üzere çıkardıkları borç senetlerine tahvil denir.
 
 Kanuni tariften de anlaşılacağı üzere, tahviller Anonim Ortaklıkların borç para temini suretiyle kredi ihtiyaçlarını tatmin amacıyla seri halde çıkardıkları borç senetleridir. Bu bakımdan, ortaklığın münferit şahıs ve kuruluşlara verdiği borç senetleri tahvil değildir. Öte yandan , tahviller esas itibariyle, ortaklıkların ihtiyaç duydukları borç para temini için çıkardıkları para borcu senetleridir. Bu bakımdan paradan başka borç ve alacaklar için tahvil düzenlenemez ve bu özellik tahvilleri , mal ve hizmet karşılığı verilen adi ve kıymetli evrak niteliğindeki para borcu senetlerinden ayırır.
 
 Kanuni tariften anlaşılan bir başka husus da , tahvil çıkarma yetkisinin sadece anonim ortaklıklara tanınmış olmasıdır. Ancak daha sonra çıkarılan yasalarla bazı Kamu İktisadi Teşebbüslerine, anonim şirket statüsünde olmasalar bile tahvil çıkarma yetkisi tanınmıştır.
 
 1976 yılına kadar tahvil ihraçları izne tabi bulunmamakta, sadece T.C. Merkez Bankası'na satıştan sonra bilgi verilmekteydi. Bu tarihten sonra tahvil ihracı izne tabi olmuştur. Sermaye Piyasası Kurulu kuruluncaya kadar izin mercii T.C. Merkez Bankası iken, Banka, 5.10.1982 tarihli tebliği ile bu yetkiyi Sermaye Piyasası Kuruluna devretmiştir. Sermaye Piyasası Kurulu esas itibariyle halka arz edilsin, edilmesin, kamu sektörü tahvilleri dışındaki bütün tahvil ihraçları kurul iznine tabi tutulmuş, ancak daha önce de belirtilmiş olduğu gibi, 3794 sayılı Kanun ile, Kurul’dan izin, Kurul’a kayıt şekline dönüşmüştür. Kamu kuruluşlarının tahvil ihraçları ise Kurul kaydına tabi olmayıp, sadece Kurula bilgi verilir.
 
 Sermaye Piyasası Kurulu anonim ortaklıkların tahvil ihraçlarına ilişkin esasları son olarak 14 Temmuz 1992 tarih ve seri II, No : 13, “Tahvillerin Kurul Kaydına Alınmasına İlişkin Esaslar Tebliği” ile düzenlenmiştir. Söz konusu tebliğin çeşitli maddeleri uyarınca tahvil ihracına ilişkin bazı koşullar aşağıdaki gibi sayılabilir.
 
 - İhraçcılar, esas sözleşmeleri veya varsa kendi özel mevzuatları ile tahvil ihracına yetkili organın kararının alınmasından sonra tahvillerin kayda alınması için Kurul’a yazılı olarak başvururlar (m.5.). Halka açık Anonim şirketlerde karar organı, genel kurul veya yönetim kuruludur. Kayıt başvurusunun, yetkili organ kararlarının alındığı tarihten itibaren en çok 1 yıl içinde yapılması zorunludur. Başvurular en çok 30 gün içinde sonuçlandırılır; başvuru belgelerindeki noksanlıkların tamamlanması için verilen süreler, otuz günlük sürenin hesabında dikkate alınmaz.(m.6.)
 
 -Kayda alınan tahvillerin satışına ilişkin olarak bir kayıt belgesi düzenlenir. Kayıt belgesinin, Kurul’un kayda alma kararı tarihinden itibaren en geç onbeş gün içinde alınması zorunlu olup, bu belge alınmaksızın ihraç ve satış işlemlerine devam olunamaz.
 
 -Tahvil ihraç başvurusu, bir yıllık bir dönem içinde yapılacak tahvil ihraçlarının tümünü kapsayacak şekilde yapılabileceği gibi her ihraç için ayrı ayrı da yapılabilir. Başvuru bir yıllık dönem içinde yapılacak tahvil ihraçlarının tümünü kapsayacak şekilde yapıldığı takdirde satışın tahvillerin Kurul kaydına alınmasında itibaren bir yıl içinde yapılması şarttır. Bu dönem içerisinde tahviller, tertipler veya tertibe bağlı seriler halinde satılabilir. Her tertip veya serinin satışından en az 30 gün önce onay için kurula başvurulur. Her ihraç için kurula ayrı kayıt yaptırılması halinde satışın en çok 120 günde tamamlanması zorunludur. (m.5.)
 
 - Satış süresi içinde satılamayan veya aracı kuruluş tarafından da satın alınmayan tahviller, satış süresinin bitişini izleyen engeç altı işgünü içinde, noter huzurunda tespit edilir ve iptal olunur. (m.17.)
 
 - Kurul kaydına alınma, ihraç edilen tahvillerin ve ilgili ihraçcıların kurul veya kumuca tekellüfü anlamına gelmez ve reklam amacıyla kullanılamaz (m.4.)
 
 - Tahvillerin vadesi 2 yıldan az olmamak üzere serbestçe belirlenebilir. Vade başlangıç tarihinin belirlenmesinde satış süresinin son günü vade başlangıç tarihi olarak kabul edilir. Tahviller seriler halinde satışa sunulduğunda, serilerin vadelerinin başlangıç tarihleri, her seri için belirlenen satış sürelerinin son günüdür(m.8.)
 
 - Tahvillerin anaparası, vade bitiminde bir defada ödenir. İki yıldan uzun vadeli tahvillerin anaparası, ilk taksidi vadenin başlangıç tarihinden itibaren en erken birinci yılın sonuna, son taksidi ise tahvil vadesinin bitim tarihine rastlayacak şekilde, yıllık eşit taksitlerle de ödenebilir. İtfa planının, tahvillerin arka yüzünde ve ayrıca izahname ve sirkülerde yer alması zorunludur. (m.9.)
 
 -Halka arzedilecek tahvillerin satış süresi kayıt belgesi tarihinden itibaren 6 iş gününden az olmamak ve 3 ayı geçmemek üzere belirlenir ve izahnamede gösterilir.(m. 23.)
 
 - Tahvillere ödenecek faiz ve bununla ilgili esaslar tahvil metni, izahname ve sirkülerde açıkça belirtilmek koşuluyla ihraçcılarca belirlenir. Faiz ödemeleri 3 ayda bir, 6 ayda bir veya yılda bir defada kuponlara bağlı olarak yapılabilir. Aynı tertibe dahil farklı serilerdeki tahviller için değişik faiz tesbit edilebilir.
 
 Tahvil sahipleri, ortaklığın alacaklısı durumundadırlar. Bu nedenle şirket karından pay alma ya da yönetime katılma gibi hakları yoktur. Verdikleri borç karşılığında dönemsel olarak faiz geliri elde ederler. Buna karşılık anonim ortaklıkların, tahvil sahiplerine olan faiz borçları, ortaklarına yapacakları ödemelere nazaran öncelik taşımaktadır. Diğer bir deyişle normal dönemde faiz ödemeleri, kar payı ödemesinden, tasfiye halinde de yine alacaklılara yapılacak ödemeler ortaklara yapılacak ödemelerden önceliklidir. Ortaklık zarar ettiği dönemlerde dahi faiz borçlarını ödemek durumundadır.
 
 Öte yandan, tahvil sahipleri ortaklık haklarına sahip bulunmamakla birlikte, gerek Ticaret Kanunumuz gerekse SP Kanun, çeşitli hükümler vasıtasıyla tahvil yatırımcılarının menfeatlerini koruma imkanlarını düzenlemektedir. Tahvil sahiplerinin ortaklık alacaklısı sıfatlarından doğan hakların başlıcaları şunlardır:
 
 1. Kuruluştaki vesikaların doğru olmaması, esas sermaye hakkında yanlış beyanlarda bulunulması gibi, kuruluştaki hileleri ifade eden hususlarda, tahvil sahiplerinin, kurucular ile kurucuların fiillerine iştirak edenler aleyhine yahut bu hususta ihmalleri görülen ilk idare meclisi ve denetçiler aleyhine dava açma hakları vardır.
 
 2. Yönetim kurulunun ve dışardan atanan müdürlerin mesuliyetini gerektiren hallerde de tahvil sahipleri sorumluluk davası açma hakkına sahiptirler.
 
 3. Tahvil sahipleri, ortaklık esas sermayesinin azaltılması halinde, alacaklarının ödenmesini veya teminat gösterilmesini isteyebilirler.
 
 4. Ortaklık pay sahipleri sayısının beşten aşağı düşmesi, ortaklığın kanunen gerekli organlarının birinin mevcut olmaması veya genel kurulun toplanmaması hallerinde tahvil sahipleri durumun düzeltilmesini isteyebilir. Aksi taktirde ortaklığın feshi için mahkemeye başvurabilir.
 
 5. Tahvil sahipleri, esas sermayenin üçte ikisini kaybeden ortaklığın feshini dava edebilirler.
 
 6. Anonim ortaklığın nevi değiştirmesi yani limited ortaklığa çevrilmesi halinde de tahvil sahipleri, alacaklarının ödenmesini veya teminat gösterilmesini talep edebilirler.
 
 3. Katılma İntifa Senetleri (K.İ.S.)
 
 Türk Ticaret Kanunu’nun 402. maddesine göre, anonim şirketler;
 
 -Bedeli itfa olunan payların sahipleri,
 -Alacaklılar
 -Kurucular
 -Veya bunlara benzer bir sebeple şirketle ilgili olanlar lehine genel kurul kararıyla intifa senedi ihdas edebilirler.
 
 Yine TTK’nun 403.maddesine göre, “intifa senedi sahiplerine azalık hakları verilemez, ancak safi kazanca veya tasfiye neticesine iştirak yahut yeni çıkarılacak hisse senetlerini alma hakları tanınabilir” Kanunun saydığı mali hakların bir veya birkaçının yahut tamamının birlikte tanınması mümkündür, ancak kar teşekkül etmez, tasfiyede yeterli bakiye kalmaz veya yeni hisse senedi çıkarılmaz ise talep hakkı da doğmaz.
 
 Uygulamada intifa senetleri daha ziyade kuruculara verilmektedir. Ancak bunun yanında;
 -Alacaklılara verilen intifa senetleri
 -Ayni sermaye karşılığı, ortaklara verilen intifa senetleri
 -Çeşitli hizmetleri nedeniyle üçüncü şahıslara verilen intifa senetleri
 
 de görülebilmektedir. Borsada, “kurucu” hisse senetleri diye bilinen senetler, şirket kurucularına kuruluş esnasındaki hizmetleri karşılığında bedelsiz olarak verilen kurucu intifa senetleridir. Bunlar nama yazılı olarak çıkarılır, tasfiye neticesinden pay almazlar ve oy hakları yoktur. Bazı şirketlerde kurucu intifa senetleri adi hisselere nazaran çok yüksek değer kazanabilmektedir. Zira bunların sayısı ve tümüne tahsis edilen kar oranı sabit olduğu için, şirket büyüdükçe ve karı arttıkça, kurucu intifa senetlerine isabet eden temettü devamlı yükselir. Borsada tanesi 15 - 20 milyon lira fiyat bulan kurucu intifa senetleri bulunmaktadır.
 
 Ticaret Kanunumuzda, intifa senetlerinin itibari değeri konusunda bir hüküm bulunmadığı gibi, bu senetlerin nakit karşılığı çıkarılmaları gereği de bulunmamaktadır. Genelde de kuruluş aşamasında ve de sonradan çıkarılan intifa senetleri nakit karşılığında verilmektedirler.
 
 SP Kurulunun ilk kez 13 kasım 1983 tarih ve Seri III No: 1 tebliğle, son olarak da 14 Temmuz 1992 tarih ve seri III No: 10 Tebliğle ihracına ilişkin esasları geliştirdiği katılma intifa sentleri (K.İ.S.) ise, belli bir nominal değere sahip ve nakit karşılığı çıkarılması gereken bir menkul kıymet türüdür. Son tebliğin 4.maddesi K.İ.S.’ni şöyle tanımlamaktadır: “Ortaklıklar, nakit karşılığı satılmak üzere, ortaklık haklarına sahip olmaksızın kardan pay alma, tasfiye bakiyesinden yararlanma, yeni pay alma ve bu tebliğde belirleneen olanakların bir bölümünden veya tamamından yararlanma haklarını sağlayan K.İ.S. çıkarabilirler”.
 
 Bir ortaklığın K.İ.S. türünden bir menkul kıymet çıkarabilmesi için öncelikle esas sözleşmesinde, ona bu yetkiyi veren değişikliğin yapılması gerekir. Bundan sonra KİS’lere tanınacak tüm haklarla, hisse senetleri ile KİS arasındaki ilişkilerin gösterileceği izahname hazırlanır. Bunlara geçmiş üç yıla ait kesinleşmiş bilanço, kar ve zarar tablosu, fonların akış tablosu ile bu tabloların kesinleşmiş bilanço, kar ve zarar tablosu, fonların akış tablosu ile bu tabloların gelecek üç yıla ait proformaları ve SP Kurulunun istediği diğer belgeler eklenerek, Kurul’a kayıt için başvuruda bulunulur. Kayda alınmadan sonra üç ayı aşmayacak şekilde belirlenen satış süresi içinde satışın gerçekleşmesi, süre bitiminde satılamayanların 6 işgünü içinde noter huzurunda iptal edilmesi gerekir. Çıkarılan K.İ.S. tamamen satılmadıkça ve satılmayanlar iptal edilmedikçe yeni K.İ.S. çıkarılamaz.
 
 Ortaklıkların çıkarabilecekleri K.İ.S. tutarı, ödenmiş sermayeleri ve yedek akçeleri toplamından çok, bu toplamın altında birinden az olmayacak şekilde üzerlerinde nominal değer yazılı olarak çıkarılacaklardır. (m.6 ). Nominal değer 1000 TL veya katları şeklinde belirlenebilir ve ana sözleşmede hüküm bulunmak kaydıyla K.İ.S. primli olarak çıkarılabilir. K.İ.S. karşılığı sağlanan meblağ bilançoda, sermaye kaleminin altında ayrıca gösterilir.
 
 K.İ.S. sahiplerine kar payı ödemesi yapmak için, ödenmiş sermaye ile K.İ.S. sermayesi toplamı içinde, K.İ.S. sermayesinin oranı hesaplanır. Bu oran dağıtılacak kar ile çarpılarak KİS sahiplerine düşen kar payı belirlenir ve SP Kanununun önermiş olduğu yöntem çerçevesinde 1.temettü dağıtımı yapılır. Diğer bir deyişle 1.temettü dağıtımı açısından K.İ.S lerle diğer hisseler arasında biraz fark yoktur. KİS ortaklarına birinci temettüye ek olarak sağlanabilecek diğer menfaatler esas sözleşmede düzenlenir.
 
 KİS’in yeniden satılmak üzere KİS sahiplerinin talebi üzerine geri satın alınması öngörülebilir. Ancak bu durumda, geri satın alma ihraç tarihinden itibaren 2 yıl geçmeden yapılamaz. Geri satın alınacak miktar KİS sermayesinin %10’undan fazla olamaz ve geri satın alınan KİS’in en kısa sürede yeniden elden çıkarılması gerekir. Çıkarılmış KİS sermayesinin sürekli olarak azaltılması ise, sermayenin azaltılmasının gerçekleşmesi şartına bağlı olup Kurul’un iznine tabidir.
 
 KİS’ler sahiplerine yönetime katılma hakkı sağlamamakla birlikte, öz sermaye kalemi olarak kaydedildiğinden, firmalara, menkul kıymet ihraç ederek nakit temin etmek, sermaye yapılarını güçlendirmek imkanlarını sağlamakta, öte yandan mevcut ortakların yönetimdeki söz haklarının ve oy oranlarının azalmasına yol açmamaktadır.


Etiketler : tahviller


Facebook Yorumlar