Hoşgeldiniz Sayın Ziyaretçi; ÜYE OLUN ya da üye iseniz GİRİŞ YAPIN.
biz-sizi-arayalim
biz-sizi-arayalim
KPSS Eğitim Seti
Okul öncesi eğitim vatandaşın cebini yaktı
Okul öncesi eğitim vatandaşın cebini yaktı
Aday öğretmenler il tercihi yapacaklar
Aday öğretmenler il tercihi yapacaklar
Maliye Bakanlığı 25 uzman yardımcısı alacak
Maliye Bakanlığı 25 uzman yardımcısı alacak
2015 ODTÜ Akademik Parsonel Alımı
2015 ODTÜ Akademik Parsonel Alımı

kpss-egitim-setleri
KPSS PRATİK BİLGİLER
KPSS Rehberlik
KPSS Genel Yetenek
KPSS Genel Kültür
KPSS Eğitim Bilimleri
KPSS A Alan Bilgisi
KPSS Deneme Sınavları
KPSS Videolar
Kpss Eğitim Bilimleri Deneme Soruları - 7

reklam

Kpss Eğitim Bilimleri Deneme Soruları - 7

 

1. Özge bebek 10 aylıkken bir örtünün altına saklanan bir oyuncağı örtüyü çekip alır ve daha sonraki günlerde her saklandığında oyuncağı hep ilk gördüğü yere bakarak arar. Ancak Özge bebek 18 aylık olunca oyuncağı saklandığında başka yerlere de bakıp oyuncağın yerini keşfeder.
Özge bebeğin saklanan oyuncağını önceleri örtünün altında ararken, zaman içinde başka yerlere de bakıp yerini keşfetmesi aşağıdakilerden hangisine örnektir?


A) Sosyalleşme
B) Olgunlaşma
C) Senkretik düşünce
D) Esnek düşünce
E) Özelden özele akıl yürütme

2. Dört yaşındaki Kaan elinde süt bardağı olduğu halde dikkatle televizyonda çok sevdiği bir çizgi filmi izlemektedir. Kaan gözlerini televizyondan alamaz ancak bu arada da sütünü içmeye çalışır fakat bardağı her ağzına götürüşte neredeyse sütün yarısı üzerine dökülür.
Piaget'nin bilişsel gelişim kuramına göre Kaan'ın her seferinde sütü üzerine dökmesi hangi bilişsel becerinin yeterince gelişmemiş olmasından kaynaklanmaktadır?


A) Özelden özele akıl yürütme
B) Benmerkezcilik
C) Odaktan uzaklaşma
D) Sembolik düşünce
E) Nesne sürekliliği


3. Ayşegül’ün Şirin adında yeni bir kardeşi doğmuştur. Annesi bir gün bebeği yıkar ve üzerine şapkalı bir bornoz giydirerek kurulayıp kendi elbisesini giydirmek üzere yatağa getirir. O sırada kardeşini bu şekilde gören Ayşegül “Bebeğin adı ne?” diye sorar. Annesi bunun bir bornoz olduğunu söyler. Ancak Ayşegül birkaç kere daha kardeşini göstererek “Bebeğin adı ne?” diye sormaya devam eder. Annesi bebeği kurulayıp kendi elbisesini giydirince Ayşegül ellerini çırparak sevinçle “Şirin döndü.” der.
Buna göre Piaget'nin bilişsel kuramı dikkate alındığında Ayşegül'le ilgili aşağıdakilerden hangisi söylenebilir?


A) Yeterli zihinsel olgunlaşmaya ulaşamadığı için nesne sürekliliğini edinememiştir.
B) işlem öncesi dönemde olduğu için cansız nesnelere canlı gibi davranmaktadır.
C) Esnek düşünce gelişmediği için tümevarımsal akıl yürütmektedir.
D) Benmerkezci düşünceden dolayı sözel senkretizm özelliğine sahiptir.
E) Tek yönlü odaklandığı için kişi sürekliliğini edinememiştir. 


4. Öğretmeni 7 yaşındaki Hakan’dan “Su testisi su yolunda kırılır.” atasözünün vereceği cümlelerden hangisiyle açıklanabileceğini sorar ve bir dizi cümle sıralar. Hakan kendisine okunan cümlelerden “Yaşlanınca insan daha akıllı uslu olur.” cümlesini seçer. Öğretmen “Neden atasözünü açıklamak için bu cümleyi seçtin?” diye sorar. Hakan atasözünün anlamını şu şekilde açıklar: “Çeşmeye gide gide testi çatlar, bir daha gidince de kırılır.” Buna karşılık geldiğini söylediği cümleye de “Büyüdükçe daha uslu oluyoruz ve büyüklerimizin sözünü daha iyi dinliyoruz.” şeklinde açıklama getirir. Öğretmen tekrar “Neden bu iki cümlenin anlamı aynı?” diye sorduğunda, “Çünkü testi sertliğini kaybeder, çünkü eskimiştir, çünkü büyüdükçe daha uslu oluyoruz, daha ihtiyarlıyoruz.” cevabını verir.
Hakan'ın bu şekilde atasözünü verilen cümleden çıkarılabilecek mantıksal bir açıklamayla değil de, içinde iki önermenin eridiği bir bütün şeması aracılığıyla ve hayal gücünün etkisiyle, atasözüyle cümleyi eşit saydığı açıklamasının altında aşağıdaki bilişsel özelliklerden hangisi yatmaktadır?

A) Akıl yürütme senkretizmi
B) Yapaycılık (artifikalizm)
C) Olasılıklı düşünce
D) Tümdengelimsel düşünce
E) Varsayımsal düşünce

5. “Çocuk dilinin kendini merkeze alan çeşitleri arasında en çok toplumsal olanıdır. Çünkü bu konuşma biçiminde konuşma zevkinin dışında başkaları önünde söz söylemek ve onların ilgisini kendi davranışı ve düşüncesi üzerinde toplamak veya topladığını sanma hazzı da bulunur. Çocuk bu tür konuşmada gerçekte hiç kimseye seslenmediğinden kendisini muhataplarına dinletmeyi başaramaz. Yalnız başkalarının karşısında fakat kendisi için söyler.”
Çocuğun dil gelişiminde özellikleri verilen konuşma biçimi aşağıdakilerden hangisidir?


A) Toplumsallaşmış dil
B) Tekrarlama
C) Tekli monolog
D) Karşılıklı monolog
E) Sözel senkretizm


6. Kuzey 51 cm. ve 3.400 gr. doğmuştur. Anne ve babası onu her ay doktor kontrolüne götürür. Doktor, kontrolleri sırasında her gelişinde boyunu ve kilosunu ölçer ve sağlıklı bir gelişim gösterdiğini belirtir. Kuzey'i 3. ay kontrolüne götürmüşlerdir. Doktor muayene ve kontrollerden sonra anne ve babasına 12 ay sonraki boy ölçümlerine bakarak Kuzey'in yetişkinlikteki boyunun ne kadar olabileceği hakkında bilgi verebileceğini söyler.
Doktorun ifadesi gelişimin hangi ilkesiyle açıklanabilir?

A) Gelişim belli bir yönelim izler.
B) Gelişim baştan ayağa bir sıra izler.
C) Gelişim kalıtım ve çevre etkileşiminin ürünüdür.
D) Gelişimde erken yaşlar önemlidir.
E) Gelişim tahmin edilebilir bir süreçtir.


7. Annesi oğlu Taylan'ın bu aylarda kontrolünün çok zor olduğunu, peşinden koşturmaktan yorulduğunu, her işi kendi başına yapmaya çalıştığını, giyinip soyunurken ya da yemek yerken kendisinin ona karışmasını hiç istemediğini, üstüne başına döktüğünü ve etrafı çok kirlettiğini, bir defasında oynamak için parka götürürken elinden kurtulup kaçtığını ve tam yola fırlamak üzereyken güç bela yakaladığını söyler. Erikson'un kuramına göre annenin anlattıklarından hareketle, Taylan'ın hangi psikososyal gelişim krizini yaşadığı söylenebilir?

A) Temel güvene karşı güvensizlik
B) Özerkliğe karşı utanç ve kuşku
C) Girişimciliğe karşı suçluluk
D) Başarıya karşı aşağılık
E) Kimlik kazanmaya karşı rol karmaşası 

8. Zekanın kökenlerini anlamak amacıyla yapılan bir araştırmada aynı soydan olan fareleri üretme yoluna başvurulmuştur. Araştırmada kuşaklar boyunca yüksek zekalı fareler zekası yüksek farelerle, düşük zekalı fareler ise diğer düşük zekalı farelerle çiftleştirilip, aynı ortamda büyütülmüşlerdir. Yüksek ve düşük zekalı olanları ayırt etmek için fareler her kuşakta bir labirent testine tabi tutulmuşlardır. Testte fareler labirentte çeşitli engelleri aşacak ve yollarını bularak yiyecek kutusuna ulaşacaklardır. Farelerin yaptığı hataların toplamı, zekalarının ölçümü olarak kabul edilmiştir. Yapılan çalışmanın sonuçları aşağıdaki grafikte gösterilmiştir.
 


Grafikteki sonuçlara göre araştırmayla ilgili aşağıdakilerden hangisinin söylenmesi yanlıştır?
A) Düşük zekalı fareler grubunda her kuşakta yapılan hata sayısı artmaktadır.
B) Yüksek zekalı fareler grubunda her kuşakta yapılan hata sayısı azalmaktadır.
C) Zekanın kökenlerinde kalıtım daha belirleyici bir etkendir.
D) Zekanın kökenlerinde çevre daha belirleyici bir etkendir.


9. ve 10. soruları aşağıdaki parçaya göre yanıtlayınız.
Suç ve suça itilmiş çocuklarla ilgili olarak ıslahevlerinde hüküm giymiş çocuklar üzerinde yapılan araştırmalar sırasında 16 yaşındaki B.Ç görüşmeciye aşağıdakileri anlatır:
“Çiftçilikle geçinirdik. Babam oldukça otoriter birisiydi. Annemin, benim ve ablalarımın evde söz hakkı yoktu. Varımız yoğumuz 3 dönüm tarlamız ve iki ineğimizdi. Sabah erkenden kalkılır ineklerin bakımı yapılır ardından tarlaya gidilir, akşama kadar tarlayla uğraşılır, elde edilen ürün köydeki kooperatife satılırdı. Kıt kanaat geçinir giderdik. Babam ablalarımı okutmadı, kız çocukları okuyup da ne olacak derdi. 18'lerine girince onları evlendirdi. Beni de 5. sınıfı bitirince tarlada çalışacak adama ihtiyaç var dedi ve okuldan aldı. Annem hiç sesini çıkaramadı. Ne diyebilirdi ki babam karşısında. Sadece baban böyle münasip görüyor oğul dedi. Oysa ne çok istiyordum okumayı ve öğretmen olmayı. O gün komşumuzun oğlu nefes nefese eve geldi ve o acı haberi verdi. Sınır anlaşmazlığı yüzünden yan tarlanın sahibiyle kavga etmişler adam da babamı bıçaklayarak öldürmüş. Annem günlerce ağladı. Kolu kanadı kırılmıştı. Bir gün annem, babanın öcünü alacaksın oğul, kanı yerde kalmayacak yoksa sana analık hakkımı, emzirdiğim sütümü helal etmem dedi. Bu sözün üzerine elim kolum bağlandı yapacak hiçbir şeyim yoktu. Adamı bir mahkeme sonrası cezaevi aracına bindirirlerken vurdum. Yani ben babamı öldüreni öldürdüm.
B.Ç'nin anlattıklarından hareketle babası Bem'in cinsiyet rollerinden hangisine sahip
10.
itaat ve ceza Saf çıkarcı iyi çocuk Kanun ve düzen Sosyal sözleşme


11. Özdeş ikizlerle tek doğan çocukların erinlik olgunlaşmaları arasındaki farklılıkların incelendiği bir araştırmada, tek çocukların ikizlere göre erinliğe daha erken girdikleri saptanmıştır. Araştırmacılar, erinliğin başlangıcında tek çocukların lehine olan ancak zaman içerisinde kapanan bu farklılığın, bebeklikteki anne sütünün ikizlerin beslenmesi için yetmemesi, ikiz annelerinin çocuklarının her birine ayırdığı zamanın tek çocuk annelerininki kadar olamaması, bu durumun onların daha sık hastalanmalarına yol açması gibi nedenlerinin olabileceğini ileri sürmüşlerdir.
Bu araştırma sonucuna dayalı olarak çocukların erinliğe erken girişleriyle ilgili aşağıdaki yargılardan hangisine ulaşılabilir?


A) Erinliğin başlangıcında çevresel, ilerleyen zamanda kalıtsal faktörler daha belirleyicidir.
B) Erinliğin başlangıcında tek çocukların olgunlaşmalarında bir duraklama, ikizlerde ise hızlanma görülür.
C) Çevre; ikizlerin erinlik olgunlaşmalarını hızlandırırken, tek çocuklarınkini yavaşlatmaktadır.
D) Tek çocuklarla ikizler farklı yaşantılar geçirmektedirler.
E) Tek çocukların sosyoekonomik olanakları daha elverişliyken, ikizlerinki daha yetersizdir.


12. Ahmet kendine güvenemeyen bir öğrencidir. Kendisi için okulu bitirmesinde ölüm kalım meselesi olan bir sınava girecektir. Bir taraftan kopya çekmeyi düşünmekte; ancak, vicdanı buna izin vermemektedir. Sonunda sınava girmiş ve başarılı olamamıştır. Ardından içinde arkadaşlarının kopya çekerek geçtiklerine dair bir düşünce oluşmuş hatta çekmedikleri halde onları kopya çekerek geçtikleri konusunda suçlamaya başlamıştır.
Geleneksel psikoanalitik kurama göre Ahmet için aşağıdakilerden hangisi söylenebilir?


A) Herkesin kendisinde bulunan güdülere sahip olduğunu düşündüğünden yansıtma savunma mekanizmasını kullanmıştır.
B) Süperego baskın bir kişiliğe sahip olduğundan kopya çekememiş ve bu nedenle karşıt tepki oluşturmuştur.
C) Kopya çekemediğinden dolayı içinde kendisine karşı oluşan öfke ve kızgınlığı arkadaşlarına yönelterek yer değiştirme savunma mekanizmasını kullanmıştır.
D) Yeterince ders çalışmadığı ve başarılı olamadığı için başarısızlığının nedenini arkadaşlarına bağladığından mantığa bürüme savunma mekanizmasına başvurmuştur.
E) id egemen bir kişilik sahibi olduğundan arkadaşlarını suçlayarak gerileme savunma mekanizmasıyla egosunu korumaya çalışmaktadır.


13. Edimsel koşullanma ilkelerine göre organizma, öğrenme sürecinde etkin durumdadır. Kendisini ödüle götüren ya da cezadan koruyan davranışların yapılmasını öğrenir. Bu süreçte davranışın
yapılma sıklığını artıran uyarıcılara (I)
azaltan uyarıcılara ise (II) adı verilir.
Paragraftaki I ve II. boşluklara sırasıyla aşağıdaki kavramlardan hangilerinin gelmesi uygundur?
I


A) Pekiştireç
B) Ayırt edici uyarıcı
C) Koşullu uyarıcı
D) Genelleme
E) Nötr 


14. Öğrenme, tekrar ya da yaşantı sonucu davranışta oluşan kalıcı izli bir değişikliktir. Performans ise organizmanın yaptıkları ya da yapamadıklarıdır.
Öğrenme ve performansla ilgili aşağıdakiler den hangisi söylenemez?


A) Öğrenmenin tanımı güdü, yorgunluk, fizyolojik uyum gibi kaynaklara bağlı değişiklikleri dışarıda bırakır.
B) Öğrenme performansa katkıda bulunur.
C) Uygun kontrol yollarıyla, performansın öğrenmeyle mi yoksa başka etkenler yoluyla mı oluştuğu yordanabilir.
D) Tekrar ya da yaşantı yoluyla meydana gelen değişiklikler iyiye doğru olabileceği gibi kötüye doğru da olabilir.
E) Yeterli büyüme, olgunlaşma ve güdülenme olduktan sonra uygun çevresel uyarıcılarla her organizmaya her davranış kazandırılabilir.


15. Organizmanın daha önce tepki vermediği bir uyarıcıya doğal uyarıcının etkisinden yararlanarak tepki vermeyi öğrenmesine tepkisel koşullanma adı verilir. Bu öğrenme sürecinde tepki verilmeyen uyarıcıyla bir yaşantıya bağlı olmaksızın tepki verilen uyarıcı arasında bir bağ kurulur.
Tepkisel koşullanmayla ilgili aşağıdakiler den hangisi yanlıştır?


A) Koşullanmadan önceki herhangi bir tepkisel davranışa koşulsuz tepki denir.
B) Koşullanmadan önce herhangi bir davranışa yol açan uyarıcı koşulsuz uyarıcıdır.
C) Davranışı koşullamada kullanılan uyarıcıya koşullama öncesi nötr uyarıcı adı verilir.
D) Koşullanmadan sonra tek başına tepkiyi sağlayan uyarıcıya ayırt edici uyarıcı denir.
E) Başlangıçta nötr uyarıcıya verilmeyen ancak koşullanmadan sonra oluşan davranış koşullu tepki olarak adlandırılır.


16. iki yaşındaki Sercan zaman zaman dayısına amca, amcasına dayı demektedir. Önceleri bu durumlarda kendilerine yanlış adlarla seslenilse de hem dayı hem de amca küçük Sercan'ın kendilerine seslenmesine konuşması gelişsin diye olumlu yanıt verirlerken bir süre sonra öğrenmesini düzeltmek amacıyla sadece doğru adla seslendiğinde yanıt vermeye başlamışlardır.
Edimsel koşullanma ilkelerine göre, amca ve dayının bir süre sonra sadece doğru adla seslendiğinde yanıt vermeleri, Sercan'da aşağıdakilerden hangisini sağlamayı amaçlamaktadır?


A) Ayırt etmeyi
B) Genellemeyi
C) Sönmeyi
D) Kendiliğinden geri gelmeyi
E) Ket vurmayı


17. Basit edimsel öğrenme, belli bir amaca ulaşmak amacıyla ne yapılması gerektiğinin öğrenilmesidir. Ancak bir futbolcunun etkili bir gol vuruşu yapabilmesi ya da bir voleybolcunun sayıya dönüşebilecek iyi bir servis atabilmesi beklenir. Yani bir şeyin nasıl daha iyi yapılacağının öğrenilmesi gerekmektedir.
Bir şeyin nasıl daha iyi yapılacağının öğrenilmesini gerektiren devinimsel nitelikli öğrenmeler aşağıdakilerden hangisiyle tanımlanır?


A) iç görüsel öğrenme
B) Sınama yanılma yoluyla öğrenme
C) Motor öğrenme
D) Bilişsel öğrenme
E) Yer öğrenme 


18. Okul atletizm takımının iddialı 100 metre koşucularından olan Mesut, bölgesel yarışmada birinci olmuş ve okullar arası Türkiye şampiyonasına katılmaya hak kazanmıştır. iki ay boyunca antrenörü eşliğinde düzenli bir programla şampiyonaya hazırlanan Mesut'tan herkes birincilik beklemektedir. Kendisi de birinci olacağına inanmaktadır. Mesut finallerde ikinci olup gümüş madalya almış ve yarışın ardından atletizmi bırakmaya karar vermiştir.
Edimsel koşullanmaya göre, Mesut'un bölgesel yarışmadaki birinciliği ve Türkiye şampiyonasındaki ikinciliği aşağıdakilerden hangisine örnektir?


A) Olumlu pekiştirmeolumlu pekiştirme
B) Olumlu pekiştirmeceza
C) Olumlu pekiştirmeolumsuz pekiştirme
D) Sembolik pekiştirmeolumlu pekiştirme
E) Premack ilkesiceza


20.Beş yaşındaki Ayça deniz kenarında oyuncaklarıyla kumda oynarken gelen güçlü bir dalganın çarpmasıyla tepe taklak olmuş ve denizin içine doğru sürüklenmiştir. Ayça daha sonraki günlerde deniz kenarına götürülürken korkmuş ve ağlamaya başlamıştır.
Ayça'daki deniz korkusunun oluşumu aşağıdaki öğrenme yollarından hangisine örnektir?


A) Edimsel koşullanma
B) Tepkisel koşullanma
C) Dolaylı öğrenme
D) Gizil öğrenme
E) Deneme yanılma yoluyla öğrenme
 


Etiketler : kpss eğitim bilimleri deneme soruları - 7

KPSS A

Facebook Yorumlar

KPSS A