Hoşgeldiniz Sayın Ziyaretçi; ÜYE OLUN ya da üye iseniz GİRİŞ YAPIN.
biz-sizi-arayalim
biz-sizi-arayalim
KPSS Eğitim Seti
Okul öncesi eğitim vatandaşın cebini yaktı
Okul öncesi eğitim vatandaşın cebini yaktı
Aday öğretmenler il tercihi yapacaklar
Aday öğretmenler il tercihi yapacaklar
Maliye Bakanlığı 25 uzman yardımcısı alacak
Maliye Bakanlığı 25 uzman yardımcısı alacak
2015 ODTÜ Akademik Parsonel Alımı
2015 ODTÜ Akademik Parsonel Alımı

kpss-egitim-setleri
KPSS PRATİK BİLGİLER
KPSS Rehberlik
KPSS Genel Yetenek
KPSS Genel Kültür
KPSS Eğitim Bilimleri
KPSS A Alan Bilgisi
KPSS Deneme Sınavları
KPSS Videolar
Kpss Eğitim Bilimleri Deneme Soruları - 6 Cevaplar

reklam

Kpss Eğitim Bilimleri Deneme Soruları - 6 Cevaplar

1. Ortalama öğrenci sorusu KPSS’de sürekli sorulan bir yapıdır. Ortalama öğrenci vasatı temsil eder yani orta derecede başarılıdır. Ne iyi, ne kötü idare edilebilir bir özelliktedir. Ancak öğrenme öğretme sürecinde amacımız ortalama değil üst düzeyde başarılı öğrenciler yetiştirmektir. Buna göre;
• Öğretme durumları, saptanmış olan amaçlarla tutarlı olmalıdır.
• Öğretme durumları, öğrencilerin koşul ve düzeylerine uygun olmalıdır.
• Öğretme durumları, istenmedik davranışların gerçekleşmesine fırsat vermemelidir.
• Öğretme durumları, önceki ve sonraki öğretme durumları arasında köprü görevi görmelidir. gibi ilkeler kullanılabilirken “Öğretme durumları, ortalama öğrenciler için düzenlenmelidir.” gibi ilke süreçte kullanılmaz.


Cevap E


2. Etkili bir işlem sürecinin çeşitli ilkeleri vardır. Kalıcı ve anlamlı öğrenmeyi sağlama amacıyla öğretmen bu ilkeleri etkili bir şekilde kullanmak zorundadır. Öğretmen sorulara ya da yanıtlara müdahale ederek kesmekten kaçınmalıdır, araç ve gereçleri doğru zamanda ve uygun yerde kullanmalıdır, konuyu temsil eden örnekler seçilmelidir, evethayır cevaplı soru tiplerini sıkça kullanmaktan kaçınmalıdır.
Ancak E şıkkında belirtilen her öğrenci için ayrı program hazırlama gerçekçi bir uygulama değildir. Örneğin 40 öğrencinin olduğu bir sınıfta bunu uygulamak hem ekonomik olmayan hem de gerçekleşmesi çok zor olan bir uygulamadır. Bunun yerine iki yol önerilir; Farklı öğretim yöntem ve tekniklerini işe koşarak farklı öğrencilere seslenilebilir ya da hazırbulunuşluklarına göre seviye grupları oluşturulabilir.
 

Cevap E
 

3. Kart gösterme tekniği; Öğrencilere öğrendiklerini gözden geçirme, değerlendirme yapma, karar verme vb. gibi fırsatlar sunar. Önce öğrencilere çeşitli renklerde 35 adet küçük kart ya da kağıt parçasından oluşmuş desteler dağıtılır. Her renge bir anlam verilir. Örneğin, mavi, tümüyle katılıyorum; sarı, kararsızım; kırmızı hiç katılmıyorum gibi. Sonra öğretmen işlenen konuyla ilgili bazı tümceler okur. Bu tümceleri dinleyen öğrenciler önce hangi kartı seçeceklerini düşünürler, sonra seçtikleri kartı sıranın üzerine koyarlar. Daha sonra, her öğrenci neden o kartı seçtiğini, yani neden öyle düşündüğünü açıklar. Görüş geliştirme tekniği ile temelde benzerlikleri vardır. Görüşleri gerekçelendirme, kendini ifade etme ve farklı görüşlerin süreçte olmasıdır. Bu yüzden sınıf mevcudu ve fiziksel ortamın uygun olmadığında görüş geliştirme yerine kart gösterme kullanılabilir.

Cevap D
 

3. Sınıf içinde oturuş şekilleri ile öğretim uygulamaları arasında bir ilişki vardır. Buna göre
I. Oturuş şekli: Tartışma
II. Oturuş şekli: Deney
III. Oturuş şekli: İşbirliği
IV. Oturuş şekli:Anlatım Şeklindedir.
 

Cevap A
 

4. Yukarıdaki şekle göre yanlış olan seçenek sorulmuştur. Buna göre
I. Oturuş şekli: Çember
II. Oturuş şekli: U biçimi
III. Oturuş şekli: Küme
IV. Oturuş şekli: Geleneksel sıralı biçim Şeklindedir.
A) I. oturuş biçimi etkileşim temellidir (Doğru)
B) II. oturuş biçimi dil eğitiminde de kullanılabilir (Doğru)
C) III. oturuş biçimi Keller Planı’na uygundur (Doğru)
D) III. oturuş biçiminde soru cevap tekniği etkin olarak kullanılır (Yanlış) III. Oturuş biçimi küme yani işbirliğine aittir.
E) IV. oturuş biçimi öğretmen merkezlidir (Doğru)

Cevap D

4. Öğrencinin bir konuyu veya bir problemi kendi başına öğrenmesi bireysel çalışma yönteminin temel özelliğidir. Bireylerin kendi öğrenme ortamlarında öğrenme süreçlerini planlayarak davranış kazanmalarıdır. Öğrenci etkinliğine dayalı olarak yaparakyaşayarak öğrenme söz konusudur. Öğrenci, öğrenme durumunu ilgisi, gereksinimi ve düzeyine göre kendisi düzenleyebilir. Bireysel öğretimin, etkili olmasında iki temel şart vardır. Birincisi kendi kendine öğrenmedir (Otodidaktik süreç) Öğrenci davranış değiştirme sürecinin planlayıcısı, yürütücüsü ve değerlendiricisi rolündedir. Öğretmen yoktur kendi stillerine uygun olarak kendi ortamında öğrenir. İkincisi kontroldür. Öğrenci kendi kendini kontrol ederek öğrenir. Kendi çalışma disiplinini ortaya koyarak bir sınmaymışçasına davranış kazanır. Dikkati dağılan ve grupla çalışmaya yatkın öğrenciler uygun olmayabilir.

Cevap B


6. Öğretim sürecinde etkili araçlar bulunmaktadır. Bunlardan biri de konu ile ilgili filmlerdir.
Eğer öğretmen anlattıklarını ilgili filmlerle desteklerse öğrencilerin işitme ve görme duyularına Seslenerek daha etkili öğrenmeyi sağlayabilir. Çünkü ne kadar çok duyu organı işin içine sokulursa öğrenmenin niteliği ve kalıcılığı artar. Ayrıca, filmlerde saatlerce anlatacağınız bir konu bir sahnede ya da fragman ile öğretilebilir. Ekonomik bir yönü vardır. Bu açıklamalar ışığında ABD ve E seçeneklerindeki ifadeler sorudaki ifadelerden çıkarılabilirken, C seçeneği için ek bir bilgi gerekmektedir. O da süreç sonunda ölçme ve değerlendirme yapılıp yapılmadığıdır. Kavrama ancak bu yolla anlaşılabilir.

Cevap C


7. Konuşma halkası, duyuşsal alanda farkları görme, farklı görüşlere ve bu görüşleri savunanlara saygı duyma hedeflerini kazandırmaya yönelik bir tekniktir. Tekniğin diğer bir amacı ise sınıf içinde güven ve saygı atmosferi oluşturmak, öğrenciler arasında ilişkileri ve iletişimi geliştirmektir. Konuyla ilgili bir kavram, ilke ya da sözcükle ilgili olarak görüş belirtmelerine fırsat veren bu tekniğe öğrenciler, görüş geliştirme tekniğinden farklı olarak sandalyelerini birbirlerini karşılıklı görebilecek şekilde ve daire biçimde düzenleyerek halka oluşturarak otururlar. Soruda en kuvvetli çeldirici Rol oynamadır. Ancak rol oynama öğrencilerin kendi yaşantısı yoluyla bir olayı canlandırmasını, kendi duygu ve düşüncelerini başka bir kişiliğe girerek ifade etmesini sağlayan bir öğretme tekniğidir. Öğrenci bir başkasının kişiliğini canlandırarak o karakterin gözünden dünyayı algılamaya çalışır, böylece başkalarının nasıl hissettiğini, düşündüğünü ve etkinlikte bulunduğunu anlama olanağı elde eder. Rol oynama yöntemi bireylerde öncelikle empati (eşduyum) ve sosyal becerinin gelişmesini sağlar.

Cevap C


8. Bir sözcüğü, bir kavramı, bir davranışı, bir tümceyi, bir fikri bir yaşantıyı veya bir olayı; doğaçlama, rol oynama gibi tiyatro ya da drama tekniklerinden yararlanarak, bir grup çalışması içinde oyun veya oyunlar geliştirerek, canlandırma sürecidir. Bir tiyatro ürününün sahneye koyu luşundaki gibi drama da öğrenciler kendilerini o atmosferin içinde hissederler. Bu şekliyle drama öğrencilere hangi durumlarda nasıl davranmaları gerektiğini yaşayarak öğreten bir tekniktir. Bilinen en eski öğretim tekniklerinden biridir. Drama, öğrenmeye duyuşsal boyut katar. Yaşantı yoluyla öğrenme olanağı sunması ile, drama öğrencinin duyuşsal, davranışsal ve bilişsel yanını bütün olarak değerlendiren bir öğretim tekniğidir. Drama çocuklarda saklı duran enerjinin harcanması için uygun tekniklerden biridir.
Drama ikiye ayrılır. Yaratıcı drama ve Formal drama.
Yaratıcı drama, önceden yazılmış bir metin olmaksızın katılımcıların kendi yaratıcı buluşlarına, özgün düşüncelerine, öznel anılarına ve bilgilerine dayanarak oluşturdukları eylem durumları ve doğaçlama canlandırmalardır. Soruda vurgulanan yaratıcı dramadır.
BDÖ’de öğretmen konuyu işlerken sahip olduğu donanım ve yazılım olanaklarına, konunun ve öğrencilerin özelliklerine göre bilgisayarı değişik yer ve zamanlarda kullanabilir. Bu kullanım biçimler: i) alıştırma ve tekrar, ii) bire bir öğretim, iii) problem çözme ve iv) benzetim, v) Sınama programları olmak üzere beş çeşittir.
Soruda vurgulanan “deneyimleri ile ilgili geri bildirim almalarını sağlamak” sınama türü ile ilgilidir.


Cevap E


9.İşbirliğine dayalı öğretim modeli ortak öğrenme amaçlarını maksimum düzeyde gerçekleştirmek üzere öğrencilerin küçük gruplar hâlinde (24 kişilik) iş birliği içerisinde birlikte çalışması esasına dayalı interaktif bir öğrenmeöğretme modeli olarak tanımlanmaktadır. Soruda ifade edilen süreç işbirliğine dayalı öğrenmenin “Pozitif Dayanışma” boyutu ile ilgilidir. İş birliğine dayalı öğrenmenin özünü oluşturan bu öge, grup üyelerinin her birinin, gruptaki diğerlerinin de öğrenmesinden sorumlu oldukları bilincine sahip oluşunu ifade eder. Gruptaki her öğrenci kendi çabasının gruptaki herkese ve gruptaki diğer bireylerin çabalarının da kendisine yararlı olduğunun bilincindedir. Grubun başarısı grup üyelerinin her birinin öğrenme amaçlarını gerçekleştirmesine bağlıdır. Grup üyeleri, eğer üyelerden birisi dahi başarısız olursa tüm grubun başarısız sayılacağının bilincindedirler. Böyle bir pozitif dayanışmanın grup üyelerinin tamamını, yapabileceklerinin en iyisini yapmaya maksimum düzeyde motive edeceği açıktır. Buna göre öğretmen öğrencilerinin başarı puanları ve aralarındaki pozitif etkileşim düzeyini yükseltmek için grubun tamamına dönük değerlendirme yapacağını söylemelidir.


Cevap B


10. Soruda verilen öncüller ilgisiz öğretmen tipine aittir. Genel olarak dört öğretmen tipinden söz edilir. Demokratik, otokratik, ilgisiz ve annebaba öğretmen tipleri söz konusudur. Buna göre İlgisiz öğretmen
• Öğrencilerle ilgilenmez rehberlik yapamaz.
• Kararsız ve hareketsizdir.
• Çalışmalarında amaçsızlık ve plansızlık egemendir.
• Değerlendirmeleri tutarlı değildir.
• Öğrenciler arasında huzursuzluk ve kararsızlık ortamı yaratır.
İlgisiz öğretmenin öğrenciye etkisi
• Öğrenci derste serbest kalır.
• Derste belli bir amaca yöneltilmediğinden yaşamda da belli bir amaca yönelemez.
• Derste öğrenci disiplinli davranmaz ve bu disiplinsizlik yaşamı boyunca sürer.
• Sınıfta öğrenme ve çalışma atmosferi zayıftır.
• Öğrenciler arasında sık sık çatışmalar ortaya çıkar.


Cevap C


11. Motivasyon bir canlıyı belli bir davranışa yöneltmekte rol oynayan güçleri anlatan bir kavramdır. Başka bir deyişle, istekleri, arzuları, gereksinmeleri, dürtüleri ve ilgileri kapsayan genel bir kavramdır. Sınıf içinde derse giriş yapan bir öğretmen öncelikle bazı işlemler yapar bu işlemler üç ana bölümde ele alınır. Giriş, Gelişme ve Sonuç etkinlikleri olarak bilinen bu süreçlerde giriş sürecinde dikkat çekmeden sonra motivasyon işlemleri yapılarak öğrencilerin derse karşı güdülenmelerini sağlanır.


Cevap D


12.Sınıf içinde demokratik davranışlar mevcutsa öğrencilerin düşünce ve duygularına önem verir ve sınıftaki öğrencilerine güven duyar, Eleştirilere önem vererek bu davranışı teşvik eder, dersin asıl hazırlayıcısı ve yürütücüleri öğrencilerdir, öğretmen bu konuda sadece yardımcıdır. Öğrencilerin gruplar halinde çalışmaları sağlanır buna göre ben duygusu yerine biz duygusu gelişir. Ben duygusu sert ve otokratik öğretmenlerin olduğu sınıflarda gerçekledir.
Yapılandırmacı yaklaşımın temel alındığı bir eğitim sisteminde öğrencinin merkeze alındığı bilinmektedir. Eğitimin hedefi olarak öğrencinin bilgiyi öğrenmesi değil, bilgiyi nasıl ve nerede kullanabileceğini bilmesi amaçlanmaktadır. Bundan dolayıdır ki öğrencileri geleneksel değerlendirme yöntemleri ile değerlendirmek yerine onların performanslarının gözlenmesi ve süreç içerisindeki değişimlerinin izlenmesi amaçlanmaktadır.

Cevap D


13.Beton blokların dayanım ölçüsü olarak eşit ağırlıkta metal kütleler kullanılması nedeniyle kullanılan ölçeğin birimleri eşittir. Bunun yanı sıra 0 tane metal kütle gerçek yokluğu belirttiğinden kullanılan ölçek türü eşit oranlıdır.

 Cevap D


14.Beton blokların dayanımlarının ölçülmesinde metal kütlelerin ağırlıkları kullanıldığı için kuvvetin kuvvet ile ölçülmesi söz konusudur. Yapılan ölçme işlemi doğrudandır.

Cevap A


15.Aseçeneğinde T puanı verildiği için bağıl ölçüttür. C seçeneğinde oy çokluğu gruba bağlı olduğundan bağıl, D seçeneğinde en iyi proje ölçüt alındığından bağıl ölçüt kullanılmıştır. Ancak B seçeneğinde derslerin ortalaması gruba bağlı olarak belirlenen ölçüt olmadığından mutlak ölçüt kullanılmıştır.

Cevap B


16.Felsefe dersinin sınavında dört işlem becerisi ölçülmesi nedeniyle ölçme aracı ölçmesi gereken özelliği ölçememiştir. Bu durum ölçme aracının doğrudan geçerliğini düşürmüştür.


Cevap A


17.Bir testin yapı geçerliği belirlemede testteki boyut sayısını belirlemeye yarayan faktör analizinden faydalanılır.


Cevap E


18.Madde puanı ile test puanı arasındaki ilişki maddenin doğrudan ayırtedicilik özelliğini verir. Eğer madde testin ölçtüğü özelliğe ne kadar yakınsa ayırtediciliği o kadar yüksektir.


Cevap B


19.Çoklu zeka testinin yapı geçerliğininin belirlenmesinde faktör analizinden faydalanılır. KR 20 yöntemi yapı geçerliği belirlemede kullanılamaz.


Cevap B


20.Verilen özellikler sonuca yönelik (summatif) değerlendirmenin özellikleridir.


Cevap C


Etiketler : kpss eğitim bilimleri deneme soruları - 6 cevaplar

KPSS Eğitim Bilimleri

Facebook Yorumlar

KPSS Lise