Hoşgeldiniz Sayın Ziyaretçi; ÜYE OLUN ya da üye iseniz GİRİŞ YAPIN.
biz-sizi-arayalim
biz-sizi-arayalim
KPSS Genel Kültür
Okul öncesi eğitim vatandaşın cebini yaktı
Okul öncesi eğitim vatandaşın cebini yaktı
Aday öğretmenler il tercihi yapacaklar
Aday öğretmenler il tercihi yapacaklar
Maliye Bakanlığı 25 uzman yardımcısı alacak
Maliye Bakanlığı 25 uzman yardımcısı alacak
2015 ODTÜ Akademik Parsonel Alımı
2015 ODTÜ Akademik Parsonel Alımı

kpss-egitim-setleri
KPSS PRATİK BİLGİLER
KPSS Rehberlik
KPSS Genel Yetenek
KPSS Genel Kültür
KPSS Eğitim Bilimleri
KPSS A Alan Bilgisi
KPSS Deneme Sınavları
KPSS Videolar
Kpss Eğitim Bilimleri Deneme Soruları - 4 Cevapları

reklam

Kpss Eğitim Bilimleri Deneme Soruları - 4 Cevapları

 

1. Soruda ders planının süreçleri ve eğitim durumlarının iki değişkeni sorulmaktadır. Bunları şimdi doğru sırasıyla inceleyelim.


1. Dikkat çekme: Öğrenciler ilginç buldukları anlatımlara ilginç bulmadıkları anlatımlardan daha fazla dikkat ederler bu yüzden Öğretmen, ders başında, bir söz, örnek olay, kıssa, hikâye, fıkra, anı, tarihi olay, şarkı, şiir, levha, tablo, resim vb. şeyleri anlatarak, okuyarak okutarak tepegözle yansıtarak, fotokopi çekerek, bilgisayarda göstererek, filmini seyrettirerek öğrencilerin dikkatlerini konuya çekebilir.
2. Hedeften haberdar etme: Öğrenciye öğretim işinin başında o derste neler öğreneceği belirtilir. Öğrencilere ders sürecinde işlenecek hedefler söylenir. Bu derste ders planlarının özelliklerini işleyeceğiz. Çevremizdeki canlılar bugünkü ders konumuz gibi ifadeler.
3. Pekiştireç; bir davranışın ilerde yineleme olasılığını artıran uyarıcı olarak tanımlanabilir. Pekiştireçler eğitim durumlarında öğrencilerin olumlu, istendik davranışları göstermesini destekleyen unsurlardır. Pekiştireçler olumlu ve olumsuz olarak ikiye ayrılır. Ayrıca kullanım süreçlerinde çeşitli tarifeleri bulunur.
4. İpucu: Öğrenme sürecinde öğrenciye, neyi öğreneceğini, bunları öğrenirken ne yapacağını nasıl yapacağını gösteren, anlatan iletilerin, mesajların tümüdür. İpuçları, sözlü olabileceği gibi yazılı ya da tüm duyu organlarını etkileyecek şekilde gerçek olay ya da varlıklar şeklinde olabilir. Öğrenmeöğretme sürecinde kullanılan ipuçlarının öğrenci başarısındaki değişkenliğin %14’ünü açıklama gücünde olduğu belirtilmiştir (Senemoğlu, 2005).
5. Ön bilgileri hatırlatma: Öğrencinin önceki öğrenmeleri hatırlatılır. Bölme konusunu işleyecek bir öğretmenin toplama, çıkarma ve çarpma konusunu hatırlatması


Cevap C

2. Bu soru tarzı KPSS’de sürekli görülebilen bir tarzdır. Öncülleri, Bloom’ un bilişsel alan takso nomisine göre ait oldukları basamaklar açısından sıraladığımızda;
I. Coğrafya dersinde çevre kirliliğine karşı alınabilecek önlemlerle ilgili yeni bir yaklaşım öne rebilme (Sentez)
II. Çağdaş, güçlü ordu ve donanmaya sahip bir devletin neden diğer devletleri egemenliği altına alabileceğini açıklama (Kavrama)
III. Fen Bilgisi dersinde verilen bazı doğal bileşikler içinde bulunan elementleri belirleyebilme (Analiz)
IV. Kuvvet, hareket ve enerji ünitesi ile ilgili problemleri çözebilme (Uygulama)
V. Ülkemizin en geniş orman alanı hangi bölgemizde olduğunu söyleme (Bilgi)


Yukarıdaki sıralamada da görüldüğü gibi yaratıcılık gerektiren özgünlük temelli öncül yani I. öncül sentez basamağındadır. Sentez öğeleri bir ilişki ve kurallara göre birleştirip bir bütün oluşturma işidir. Fakat her bütün oluşturma işi sentez olamaz. Sentezde “yenilik, özgünlük, buluş, icat, yaratıcılık” gibi özellikler söz konusudur. Yani sentez; belirli fikir ya da öğeleri bir takım ilişki ve kurallara göre bir araya getirip bir bütüne, bir genellemeye, bir kurama ulaşma şeklinde davranışları kapsar.
Değerlendirme süreci program geliştirmede çok önemlidir. Program değerlendirme, program tasarımı aşamasında verilen kararların değerlendirilmesi için bilgi toplama ve bilgileri yorumlama sürecidir. Programı değerlendirme, öğretim sürecini ve öğretim kaynaklarını gözden geçirmek, karşılaşılan sorunları analiz etmek, öğrencilerin kazandıkları yeterlikler ile programın amaçlarını ve iş hayatında bu görevde çalışan bireylerin niteliklerini karşılaştırarak programı geliştirmek için yapılır. Değerlendirmede öğrencilere, öğretim yöntemlerine ve öğretim kaynaklarına, programın amaçlarına, mezunların başarılarına ve programdan tatmin olmalarına ilişkin veriler toplanmalıdır.
Bu veriler toplanırken çeşitli sorular sorulur ancak E şıkkı bu sorulardan biri değildir. Çünkü program geliştirme bir ekip işidir. Sadece alan uzmanlarının değil bir çok uzmanın katılımını gerektirir.


Cevap E


3.Ayşe Öğretmen’in bu uygulaması dersin giriş bölümü ile ilgilidir. Giriş bölümü öğrenciyi öğrenmeye hazır hale getirme sürecidir. Bu süreçte öğretmenin başından geçen bir kazayı anlatması dikkat çekmedir. Dikkati çekme: Öğretmenin derse başlamadan önce öğrencilerin ilgisini derse çekmek için; örnek olaydan, sorulardan, anılardan, güncel bir olaydan, grafik, şekil ya da fıkradan yararlanmasıdır. Bu derste öğreneceğiniz bilgilerle trafikte olası kaza durumlarından kaçınacak ve bu bilgileri yaşam boyunca kullanacaksınız demesi ise motivasyondur. Motivasyon: Öğrencilere işlenecek konunun kendileri için ne kadar önemli olduğunu ve öğrencilerin ne işine yarayacağını vurgulamaktır. Öğrencilere, konuyu niçin öğrendikleri açıklanır.

Cevap C


4.Soru incelendiğinde okul müdürünün geleneksel bir yapı olan Konu merkezli tasarımlardan disiplin tasarımını benimsediği görülmektedir. Disiplin tasarımı konu tasarımına benzemektedir. Konu tasarımında bilgiler birbirinden bağımsız olarak düzenlenirken, Disiplin tasarımında ortak noktalara ve benzer yapılara sahip bilgiler aynı disiplin (ders) içerisinde ele alınır. Yani program, konu konu değil ders ders düzenlenir. Her ders kendi içinde bir bütün olarak kabul edilir. Dersler (disiplinler) arasında ilişki de kurulmaz. Öğrencilerin dersleri çok iyi öğrenmesi (derinlemesine) ve uzmanlaşması esastır. Bu nedenle disiplin tasarımında konuların ne şekilde verildiği ve bilgilerin nasıl kullanıldığı önemlidir. Konular öğrencilerin derinlemesine öğrenebilecekleri bir şekilde düzenlenerek verilir. Öğrenci aktif olarak öğrenme etkinliklerine bizzat katılır.


Cevap B


5.Soru incelendiğinde verilen özellikler Milli Eğitim Şûrasına aittir. Şura Bakanlığın en yüksek danışma kuruludur. Türk Millî Eğitim Sistemini geliştirmek, niteliğini yükseltmek için eğitim ve öğretimle ilgili konuları tetkik eder, gerekli kararları alır. Sorudaki özellikleri ile beraber eğitim sürecinin ilgili paydaşlarını bir araya getiren bir özelliğe sahiptir. Günümüze değin ilki 1921’de Heyeti İlmiye adıyla olmak üzere 18 şura toplanmıştır.


Cevap D


6.Örnekteki kazanım lise 9. sınıfa aittir. Osman’nın yazması gereken düzey 4.sınıf düzeyidir. Kazanımlar öğretmen, öğrenci ve öğretim programlarının ortak etkileşimiyle ulaşılabilir olmalı, gerçekçi ve mantıklı olmalıdır. Çünkü öğrenci düzeyi bunu belirler. Buna göre daha alt düzeylerde kazanımların yazılması gerekmektedir.


Cevap B


7.Öğrenciye öğretilecek bilgilerin düzenlenmesinde, örneklerin verilmesinde, hem doğal hem de sosyal olarak onun en yakın çevresinden hareket etmelidir. Bu, sadece yer ve yaşayış açısından değil zaman açısından da böyledir. Yakın zamandan uzağa, yakın aile ve okul çevresinden uzağa, yakın köykasababölgeülke çevresinden uzağa ilkesi birçok derste rahatlıkla kullanılabilir ve bu ilkeye uyma, öğrenmenin düzeyini yükseltir.
"Çevreye görelik", "topluma görelik" gibi ilkeler de bu çerçevede düşünülebilir. İlköğretimde şu tür bir sıra izlenmesi gerekir. Öğrencinin okulu ve yakın çevresini tanıtıcı bilgiler; köyü veya kasabasıyla ilgili bilgiler ve son olarak ilçesi, ili, bölgesi, yurdumuz ve dünya ile ilgili bilgiler verilmelidir. Yakından uzağa ilkesi KPSS'de en çok çıkan ilkedir. Cevap E
Soruda verilen öncüller incelendiğinde yanıtın aktif öğretim olduğu görülecektir. Son yıllarda artan bir şekilde aktif öğretim soruları çıkmaktadır. Derslerde katılımcı enerjik olma, kendini yönetme, özdenetime sahip olma, işbirliğini öğrenme, meraklı, dikkatli olma ve çevrelerine karşı duyarlı, kendi kararlarını verebilmeleri gibi beceriler aktif öğrenme yaklaşımı kapsamında ele alınmaktadır. Aktif öğrenmede güven, enerji, özdenetim, gruba ait olma, duyarlı olma ve karar gibi özellikler ön plandadır ve öğrenci süreçte merkezdedir. Öğrenme sorumluluğunu alan kişidir (Açıkgöz, 2008).

Cevap C


8.Soru kökü incelendiğinde geleneksel eğitimin temel özellikleri vurgulanmaktadır. Buna göre öğrenci alıcı ve pasif bir rolde ve öğretmene bağımlıdır. Soru da geçen “Sınıf içi ve dışı öğretim yöntem ve tekniklerinin kullanmalıyız. Yaparak yaşayarak öğrenme ilkesini temele alırsak bir nebze soruna çözüm üretebiliriz.” İfadesi bizleri araştırma ve inceleme yoluyla öğretime götürmektedir. Dewey tarafından geliştirilen bu yaklaşımda öğrencilerin araştırma ve inceleme yaparak öğrenmeleri sağlanır. Yani öğrenciler araştırma etkinliklerini problem çözme yoluyla öğrenirler. Öğrencilerin sınıf içi ve sınıf dışı etkinliklerle yaptığı problem çözme sürecidir, (yaklaşımıdır) Öğrencilerin problem çözme (bilimsel yöntem) becerilerini kullanarak öğretmenin sağlandığı öğrenme yoludur. Öğrenci problem çözmenin (bilimsel yöntemin) aşamalarını karşılaştığı durumlara (problemlere) uygular ve süreçte tamamen aktiftir. Aynı zamanda öğrencide yaratıcı düşünme, eleştirel düşünme ve yansıtıcı düşünme yeteneklerini geliştirir. Özellikle öğrencilere yaşamlarında karşılaşabilecekleri problem durumlarında değişik çözümler üretmesini öğretir. Ayrıca öğrendikleri konuları değişik durumlarda denemelerine olanak sağlar. Araştırmainceleme yoluyla öğretim stratejisi özellikle uygulama ve daha üst düzeyindeki hedef alanlarının öğrenciye kazandırılmasında etkilidir.

Cevap C


9.Sorudaki metne bağlı olarak 17.soruda doğru yanıt Araştırmainceleme yoluyla öğretim stratejisi olduğuna göre bu stratejinin en önde olan yöntemi “Problem çözme yöntemidir.” Problem çözme yöntemi, bir problemin değişik boyutlarıyla ele alınması, formüle edilmesi, problemin çözümü için gerekli verilerin değerlendirilmesi, eldeki olanak ve araçların problemin çözümünde etkili olarak kullanılması gibi süreçleri içeren bir öğretim yöntemidir. Bu yöntemin kurucusu olan John Dewey, gerçek öğrenmelerin bir problemin çözümüne etkin olarak katılmaya, bireysel deneyimlere bağlı olduğunu savunmuştur. Problem çözme, belli aşamaları izlemeyi gerektiren zihinsel bir süreçtir. Analiz, sentez, değerlendirme gibi üst düzey zihinsel beceri kazandırmada etkilidir. Bu yöntem araştırma ve inceleme yoluyla öğretim yaklaşımının en önemli yöntemidir. Bu yöntem ile öğrencilere bilimsel bir yaklaşım içinde planlı çalışma alışkanlığı kazandırılmış olur. Bilimsel sürecin özellikleri ile birlikte öğrenciler gerçek yaşamdan seçilen problem senaryolarından oluşan süreci problem çözmenin basamakları ile çözümler.



Problem çözme süreci şu aşamalardan oluşur:
I. Problemin farkına varma ve onu tanımlama (sınırlama)
II. Çözümle ilgili kaynakları tarama, bilgi toplama
III. Problemin çözümü için denenceler kurma
IV. Uygun araçları hazırlama, verileri toplama ve organize etme
V. Denenceleri test etme
VI. Çözüme ulaşma


Cevap B


10. Soru kökü incelendiğinde “Öğrenme, bilgiyi otomatik olarak sıralı bir şekilde öğrencilerin zihnine aktarmak değildir. Öğrenme; öğrencilerin fikri katılımı ve uygulamasını gerektirir.” İfadesi çağdaş eğitim anlayışını bize göstermektedir. Buna göre çağdaş eğitimde öğrenciler;
• İşin çoğunu öğrenciler yapar.
• Öğrenciler işbirliği ile öğrenirler.
• Öğrenciler fikirlerini dönüştürürler.
• Öğrenciler problemleri çözerler ve ne öğrendiler ise uygularlar.
Ancak E şıkkına baktığımızda geleneksel anlayışın temel özelliği olan “ezberi” görmekteyiz.


Cevap E


11. İşbirliğine dayalı öğretim, öğrencilerin küçük gruplar halinde bir araya getirilerek bir problemi çözmek ya da bir görevi yerine getirmek üzere ortak bir amaç doğrultusunda birlikte çalışmalarıdır. İşbirliğine dayalı öğretimde, takımların araştırma veya tartışmaların yapıldığı konularla ilgili olarak veriler toplaması, bireysel olarak yapılan çalışmaların birleştirilerek grup üretimine katkısının sağlanması ve elde edilen sonuçların birlikte tartışılarak yorumlanıp ürün halinde ortaya çıkarılması söz konusudur. İşbirliği, dayanışma, birlikte iş yapma, etkili iletişim, bir amaca yönelme gibi özellikleri geliştirme açısından önemli bir modeldir. Buna göre soru incelendiğinde


I. Öğrencilerin öğrenmeye aktif katılımını sağlar. (İşbirliği)
II. Farklılıkları görmelerini sağlayarak çok yönlü düşünebilme becerilerini geliştirir. (İşbirliği)
III. Aynı özellikteki öğrenciler daha iyi öğrenir. (Keller planı)
IV. Gerekli zaman sağlandığında her öğrenci öğrenir. (Tam öğrenme)
V. Sinerji oluşturarak özgüven duygusunun gelişmesini sağlar. (İşbirliği)

Cevap C


11. Balık kılçığı tekniği verilen bir sonuç (problem) ile bu sonucu etkileyen etkenler (nedenler) arasındaki ilişkiyi incelemek için kullanılır. Kurucusu K. Ishikawa’dır. “Ishikawa diyagramı” veya “Balık Kılçığı diyagramı” olarak da bilinir. Belirli bir sorunun ya da durumun olası nedenlerini belirlemek için kullanılan, çalışma grubunun sorunun içeriğine odaklanmasını sağlayan ve ayrıntılı bir nedensonuç ilişkisi çıkarmayı hedefleyen bir uygulamadır. Uygulama yapılmadan önce sorun ifadesi bir kutucuğun içerisine yazılır. Sorunun temel nedenleri de yazıldıktan sonra her biri için “Bu neden oluştu?” sorusu sorulur ve yanıtlar ana nedenlerin alt nedenleri olarak yapılandırılır. Problemin temelinde yatan nedenleri bulmak için yapısal bir yaklaşım sunar. Buna göre soru incelendiğinde;
Öğrencilere nedensonuç ilişkisi kurdurmak (Balık kılçığı)
Öğrencilerin konuya odaklanmalarını sağlamak (Balık kılçığı)
Öğrencilere problemlerin birden fazla sonuçları olduğunu göstermek (Balık kılçığı) Öğrencilerin kavram yanılgılarını ortaya çıkartmak (Kavram haritası, Vee diyagramı, Kavramsal Karikatür)
Öğrencilere problem çözme becerisi kazandırmak (Balık kılçığı)


Cevap D


12-• Edward de Bono’nun geliştirdiği, öğrencilerde yaratıcılığı ve analitik düşünme yeteneğini amaçlayan bir tekniktir. (altı şapkalı düşünme)
• Bir problem çözümünde ve anti sosyal tutumların değişiminde kullanıma uygun bir öğretim yöntemidir. Bu yöntemde, konuyla ilgili olarak öğrenciler aktif bir şekilde birbiriyle konuşurlar. (Tartışma, konuşma anahtar ifadedir.)
• Tiyatro yaparak veya oyun yoluyla bir düşünceyi, olayı veya soyut bir kavramı canlandırmaktır. Öğrencilerin üretkenliğini, yaratıcılığını geliştirme ve öğrencilere aktif bir öğrenim yaşantısı sağlayan bir öğretim yöntemidir. (Drama canlandırma anahtar ifadedir.)
• Öğretmenin beceriyi aşama aşama göstermesi, anlatması ve öğrencilerin öğretmeni izledikten sonra, aynı beceriyi yeterli bir düzeye gelene kadar tekrar etmesi şeklinde uygulanan bir öğretim yöntemidir. (Gösteripyaptırma)


Cevap A


13.A B D E seçenekleri bireysel öğretim süreci ile ilgilidir. Bu süreçte soruda da belirtildiği gibi öğrenmede öğrencilerin öğrenmesi bireyseldir. Bir öğrencinin öğrenmesi ile diğer öğrencilerin öğrenmesi ya da başarısı arasında ilişki yoktur. Soruların yanıtlanması, alıştırmaların ve tekrarların yapılması, örneklerin verilmesi vb. etkinlikler bireysel olarak gerçekleştirilir. Yarışma ve işbirliği olmadığı için öğrencilerin başarılarında birbirlerini engelleme ya da destekleme yoktur.
Bu özelliklere uymayan C seçeneğidir. Görüş geliştirmeye dayalı öğretim: Çelişkili ve karşıt görüşleri içeren konular üzerinde gerçekleşen bir tartışma tekniğidir. Konuların belirgin çelişkiler ve kutuplaşmış tutumlar içermesi önemlidir. Ele alınacak konular geçerli sayılabilecek karşıt bakış açıları içermelidir. Öğrencilerde görüş geliştirmek, eleştirel düşünceyi ve başkalarına saygılı olmayı, bireylerin bir konuda farklı düşünceler geliştirmelerini sağlar. Öğrencilerin grup olarak katıldıkları bir çalışmadır.


Cevap C


14.Türk Eğitim tarihinde “Atabey”, “Lalâ” daha sonraları “Mürebbiye” olarak tanımlanan kişilerin öğrencilere davranış kazandırdıkları öğretim süreci Tutor Destekli Öğretim olarak adlandırılabilir. Tutor Destekli Öğretim: Öğrencinin öğrenmeöğretme sürecinde anlamakta güçlük çektiği konu ve etkinliklerle ilgili olarak, ona bireysel öğretim desteği veren bir tekniktir. Bu teknik, öğrenmeöğretme sürecinde yardıma ihtiyaç duyan öğrencilere bireysel öğretim desteği sunar. Tutor kelime anlamı olarak “özel öğretmen” anlamına gelmektedir. Tutor desteği tamamen yardım isteyen öğrencilere öğretim olanağı sağlayan bir etkinliktir.
Atabey: Kimi eski Türk devletlerinde, özellikle Selçuklularda, şehzade eğitimi ile ilgili kişilerdir. Lala: Osmanlı İmparatorluğu zamanında sadrazamlar hakkında "Atabey" karşılığı olarak kullanılan bir tâbir olduğu gibi, şehzâdelerin öğretmenlerine de bu ad verilirdi.
Mürebbiye: 18. Yüzyıldan itibaren çocukların eğitimi ve yetiştirilmesiyle ilgilenen eğitimli kadınlara verilen isimdir.
Bu üç yapının özelliği tutor destekli öğretimde olduğu gibi birebir öğretim sağlamalarıdır.


Cevap C


15. Semra’nın İlköğretim döneminden beri matematik derslerinde formülleri renkli kartlara yazarak daha rahat öğrendiğinin farkında olması üst bilişsel bir özelliktir. Üstbiliş, en kısa tanımıyla, kişinin kendi düşünme süreçlerinin farkında olması ve bu süreçleri kontrol edebilmesi anlamına gelir. Üstbiliş, çeşitli kaynaklarda bireyin kendi bilişsel süreçlerini kontrol edebilme ve yönlendirebilme yeterliliği; bireyin problem çözmesinde planlama, izleme ve değerlendirmenin kullanıldığı yüksek düzeyde bir yönetsel süreç; bilişsel aktivitenin anlaşılması ve kontrol edilmesi; bilişi etkileyen faktörlerin anlaşılması ve küçük modeller eşliğinde bilişin izlenip kontrol edilmesi olarak tanımlanmaktadır.
Daha sonra Semra’nın, KPSS matematik konularında da aynı yöntemi uygulayarak başarılı olacağını düşünmesi yansıtıcı bir düşüncedir. Yansıtıcılık deneyim ve tecrübelerin yeni durumlara aktarılmasıdır. Burada Semra önceden edindiği bir deneyimi bir başka duruma yansıtmıştır.


Cevap D


16. Öğrencilerin tarihsel olayları iyi anlamaları için tarihi dönemdeki olayları, dönem şartlarını göz önünde bulundurarak düşünmesidir. Geçmişteki olayı anlamak o alandaki bilginin çokluğuna bağlıdır. Öğrenci dönemin şartlarına uygun olarak geçmişteki insanların düşünce, amaç ve duygularını anlamayı öğrenir. Lee ve Ashby (2001, s. 24) alternatif bir tanımlama ortaya atarak, tarihsel empatiyi “Geçmişte etkili olmuş bireylerin ne düşündükleri, hangi amaçları gerçekleştirmeye çalışmış olabilecekleri ve kendi konumlarını nasıl gördükleri bilindiğinde kurulan bağlantı noktasında onların neler yaptıkları ile bunlar arasında ilişki kurabilmektir.” olarak ifade etmişlerdir.
Buna göre öğrencisine “Cem Sultan”ın Papalık yetkilileriyle olan konuşmasını canlandırmasını istemesi bu tekniğe uygundur. Soruda Rol oynama çok kuvvetli bir çeldiricidir. Rol oynamada empati yaşayan canlı bir kişi ile yapılır. Ancak tarihsel empati tekniğinde empati kurulan kişi yaşamamaktadır.


Cevap C


17. Bu etkinlikte Ayfer öğretmen proje yöntemini kullanmaktadır. Öğrencilerin grup ya da bireysel olarak bir problem ya da senaryo üzerinde yerine getirdiği bir tür problem çözme etkinliğidir. Proje yöntemi öğrencinin gerçek yaşam koşullarında veya ona yakın koşullarda gerçekleştirdiği zihinsel ve fiziksel bir etkinliktir. Amacı öğrenciye birinci elden bir şeyin nasıl yapılacağını deneme fırsatı vermektir. Bir projenin amacı, öğretmen tarafından sunulan sorunlara doğru yanıt vermekten öte ele alınan problem hakkında bilgi edinmek ve edindiği bu bilgileri kullanarak bir yapı oluşturmaktır. Proje yöntemi bireysel ve grupla öğrenmeye ve okul ile “gerçek” yaşam arasında bağ kurulmasına önem verir. Bu yöntemde öğrenci öğretmenin rehberliğinde aldığı proje konusu ile ilgili olarak ortaya somut bir ürün ya da performans çıkarır. Proje yöntemi, ders senaryosu içinde birden fazla dersin öğrenme hedeflerini kapsar ve disiplinlerarası bir yaklaşım sergiler. Bu yöntem, bir konunun derinlemesine araştırılmasına odaklanmaktadır. Öğrenci “gerçek” problemlerin çözümüne yönelik, ağırlıklı olarak, düşünme, problem çözme, yaratıcılık, bilgiye erişim, işleme, yeniden harmanlama, sorgulama ve uzlaşma gibi eylemlerde görev alır. Soruda güçlü çeldirici problem çözmedir. Ancak problem çözme ile proje arasındaki en büyük fark ortaya somut bir ürün koymadır.

Cevap: A


18. Kolb sorusudur ve son yıllarda çıkabilen ve öğrencileri zorlayan bir konudur. Kolb'e göre öğrenme sürecinin iki temel boyutu vardır. Bunlardan birincisi; soyut kavramsallaştırmadan somut yaşantıya uzanır, ikincisi; aktif yaşantıdan yansıtıcı gözleme uzanır . Kolb'un yaşantısal öğrenme modelinde somut yaşantı ve soyut kavramsallaştırma bireyin bilgiyi nasıl algıladığını, yansıtıcı gözlem ve aktif yaşantı bireyin bilgiyi nasıl işlediğini açıklar. Yani Kolb'un yaşantısal öğrenme modeline göre bireyler bilgiyi hissederek veya düşünerek algılar, izleyerek veya yaparak işlerler. Kolb, yaşantısal öğrenme kuramını, somut yaşantı, yansıtıcı gözlem, soyut kavramsallaştırma ve aktif yaşantı yeteneklerini içeren dört aşamalı bir döngü olarak tanımlamıştır.
• Soyut kavramsallaştırma: Bu öğrenme biçimini tercih edenler sistematik planlar yapma konusunda başarılıdırlar. Düşünce ve olayların mantıksal analizini yaptıktan sonra harekete geçmede etkindirler.
• Somut kavramsallaştırma: Yaşantı ve problemlerle kişisel olarak ilgilenmek, düşünmekten daha önemli görülmektedir. Bireysel yaşantılar, kişilerle etkileşim, kişi ve hislere karşı duyarlılık yoluyla gerçekleştirilen hissederek öğrenme önemlidir.
• Yansıtıcı gözlem: Düşünce ve olayları dikkatlice gözlemleyerek, olayları farklı görüş açılarından değerlendirme süreci üzerine kurulmuştur. Karar vermeden önce ilgili olayı dikkatlice izleme; ilgili nesneye değişik açılardan bakma ve anlamını araştırma yoluyla gerçekleştirilen izleyerek ve dinleyerek öğrenme söz konusudur.
• Aktif öğretim: Bireyler çevrelerini etkileme ve durumları değiştirme özelliğine sahiptirler. Bu öğrenme şekline sahip bireyler de izlemekten çok, pratik uygulamalar yapma, mutlak gerçek yerine, işe yarayanı benimseyip, diğerlerini reddetme eğilimi vardır. Bu öğrenme şeklinde iş bitiricilik yeteneğinin ön plana çıktığı, kişi ve olayları davranışlarıyla etkileme yoluyla gerçekleştirilen yaparak öğrenme tercih edilmektedir.


Cevap B


Etiketler : kpss eğitim bilimleri deneme soruları - 4 cevapları


Facebook Yorumlar

KPSS A