Hoşgeldiniz Sayın Ziyaretçi; ÜYE OLUN ya da üye iseniz GİRİŞ YAPIN.
biz-sizi-arayalim
biz-sizi-arayalim
KPSS Genel Kültür
Okul öncesi eğitim vatandaşın cebini yaktı
Okul öncesi eğitim vatandaşın cebini yaktı
Aday öğretmenler il tercihi yapacaklar
Aday öğretmenler il tercihi yapacaklar
Maliye Bakanlığı 25 uzman yardımcısı alacak
Maliye Bakanlığı 25 uzman yardımcısı alacak
2015 ODTÜ Akademik Parsonel Alımı
2015 ODTÜ Akademik Parsonel Alımı

kpss-egitim-setleri
KPSS PRATİK BİLGİLER
KPSS Rehberlik
KPSS Genel Yetenek
KPSS Genel Kültür
KPSS Eğitim Bilimleri
KPSS A Alan Bilgisi
KPSS Deneme Sınavları
KPSS Videolar
Kpss Eğitim Bilimleri Deneme Soruları - 2 Cevapları

reklam

Kpss Eğitim Bilimleri Deneme Soruları - 2 Cevapları
 


1. Örnekteki olayda Ekin’in ayak bileğini burkması koşulsuz uyarıcıdır. Koşulsuz uyarıcı doğal uyarıcı olup herhangi bir öğrenme ilişkisine gerek olmadan organizmanın doğal tepkisine yol açan uyarıcıdır. Ekin’in bisiklete binmekten korkması koşullu tepkidir. Doğal bir uyarıcıyla nötr bir uyarıcının eşleşmesiyle oluşan öğrenilmiş bir davranıştır. Bisiklet önceleri Ekin için herhangi bir etki yaratmazken ayağının burkulmasıyla korkmaya başladığı koşullu bir uyarıcı haline gelmiştir dolayısıyla bisikletten korkması da koşullu bir tepkidir. Korkunun oluşmasına yol açan bisiklet de koşullu uyarıcıdır. Cevap E
Araştırmadaki yavru martıların gagalama davranışlarındaki artış, bir davranışın sürdürülmesinde özellikle pekiştirmenin önemini göstermektedir. Yavru martıların sergiledikleri davranış karşısında annenin onlara verdiği yem pekiştireç rolü üstlenmektedir. Davranışların devamı yani tekrarlanması da pekiştirilmesine bağlıdır. Eğer bir davranış devam ediyorsa pekiştirildi ği anlamına gelmektedir.

Cevap C


2.Burak Bey’in metroya binerken de zaman zaman cüzdanını okuyucuya tutması alışkanlığa örnektir. Burak Bey işyerindeki alışkanlığını metroya binerken de göstermiştir. Alışkanlık benzer ya da aynı uyarıcılar karşısında sergilenen otomatikleşmiş davranış anlamına gelmektedir. Duyusal ön koşullanma iki nötr uyarıcının bir arada sunulduktan sonra bu uyarıcılardan birisinin koşullu uyarıcı haline gelmesiyle nötr durumdaki diğer uyarıcıya da koşullu uyarıcıya gösterilen tepkinin gösterilmesidir. Burada dikkat edilmesi gereken nokta her iki uyarıcının da nötr iken ilişkilenmesi, bunlardan birisinin daha sonra koşullu uyarıcı haline gelmesidir. Yani koşullu uyarıcı nötr uyarıcı eşleşmesi yoktur. Sonralık etkisi daha sonra öğrenilenlerin daha iyi hatırlanmasıdır. Davranışta kontrast aynı davranışın pekiştirilmediği durumda azalırken pekişti rildiği durumda daha da artış göstermesidir. Geriye ket vurma sonraki öğrenme nedeniyle önceki öğrenmelerin unutulması, bozulmasıdır.
Aras Bey’in ne zaman bir mağaza vitrininde sergilenen bir kazak görse o güne ait anısının aklına gelmesi ve içinin buruk bir duyguyla kaplanması tepkisel koşullanmanın öğretiminde örnek olarak kullanılabilir. Bu örnekte nötr bir uyarıcıyla (kazak) daha önce koşullandığı bir uyarıcı (ağabey) eşleşerek bir öğrenme oluşmuştur. Edimsel koşullanma organizmanın pekiştireç elde etmek ya da cezadan kaçmak için sergileyeceği davranışları yapmayı öğrenmesidir. Gizil öğrenme farkında olmadan elde edilen ve performansa dönüştüğünde anlaşılabilen öğrenmelerdir. Dolaylı öğrenme bireyin bir başkasının davranışlarını gözlemesi sonucu elde ettiği öğrenmedir. Kavrama yoluyla öğrenme eldeki verilerle sonuçlar arasındaki ilişkiyi kurarak zihinde oluşturulan ön çözümlerden nihai çözüme geçiş şeklindeki bir öğrenmedir. Sonuca bireyin kendisince ulaşılır. Ani bir sıçrayışla gerçekleşir.


Cevap A


3.Aras Bey’in içini kaplayan buruk duyguya yol açan kazak koşullu uyarıcıdır. Kazak başlangıçta nötr durumda olan ancak koşulsuz uyarıcıyla eşleşerek bir süre sonra onun yarattığı etkiyi tek başına oluşturabilen uyarıcıdır. İtici uyarıcı ise organizmayı rahatsız eden ortamda olduğu sürece ceza anlamı taşıyan uyarıcıdır.


Cevap B


4.Ferhat Bey’in birkaç kez kendine ayrılan süreyi aşması ve çok yüksek ücret ödemek zorunda kalması davranışının istenmeyen bir sonuçla karşı karşıya kalması anlamına gelir, öğrenme psikolojisinde buna ceza denir. Bunun sonucunda da Ferhat Bey’in diğer GSM şebekesini aramaması ise kaçınma koşullanmasıdır. Yani istenmeyen sonuçlar yaratan uyarıcılardan ya da durumlardan uzak durmak sakınmak anlamına gelmektedir.


Cevap A


5.Tüm öğrenme türlerinin özellikleri düşünüldüğünde seçeneklerin içinde yer alan öğrenme türlerinden korkuların en hızlı şekilde edinilmesi beklenir. Çünkü korkular doğuştan organizmada varolan doğal duygulardır. Yani sonradan elde edilen öğrenme kimden ya da neden korkulacağının öğrenilmesidir. Bu öğrenmeler de örneğin yılan korkusu, babadan korkma vb. çoğu zaman tek yaşantıyla elde edilebilir.


Cevap E


6.Araştırmada okula yeni başlayan bir çok beyaz çocuğun herhangi bir yaşantısı olmadığı halde anne ve babalarının evdeki konuşmalarına tanık olmalarından dolayı siyah öğrencilere karşı olumsuz tutumlar sergilemeleri sosyal öğrenme yaklaşımının görüşlerini destekler. Sosyal öğrenme kuramı bir çok öğrenmenin doğrudan bireyin kendi yaşantısına dayanmak yerine taklit, gözlem ya da model almalara dayalı olarak yani dolaylı yolla gerçekleştiğini savunur. Örnekteki çocuklar da siyah öğrencilere karşı olan olumsuz duyguları bu yolla edinmişlerdir. Bilgi işleme kuramı öğrenmenin süreç kısmına odaklanır ve aynen bir bilgisayarın işletim sistemi gibi öğrenmenin elde ediliş sürecini açıklar. Edimsel koşullanma organizmanın davranış sonuçlarına dayalı olarak oluşan öğrenmeleri açıklar. Klasik koşullanma doğal bir uyarıcıyla nötr bir uyarıcının eşleşmesi sonucu nötr uyarıcıya da doğal uyarıcıya verilen tepkilerin oluşum biçimini açıklayan bir öğrenme yaklaşımıdır. Gestalt kuram ise öğrenmenin kavrama yoluyla oluştuğunu ve davranışın bir bütün olarak ele alınması gerektiğini savunan öğrenme yaklaşımıdır.


Cevap C

7.Uzmanın otistik çocuğa oyuncağın adını söylettirmede izlediği yol biçimlendirme (kademeli yaklaşma) ve bu uygulamayı benimseyen öğrenme yaklaşımının adı edimsel koşullanmadır. Uzman parçada da görüldüğü gibi hedef davranışı küçük alt parçalara ayırmış ve kademeli olarak çocuktaki davranışı her adımda pekiştirerek biçimlendirmiştir. Edimsel koşullanmaya göre davranışlar küçük adımlarla kademeli olarak biçimlendirilir. Biçimlendirmede, davranış önce basit tepki basamaklarına ayrılır. Hedef davranışa en yakın tepki pekiştirilerek, kademe kademe amaç davranışa ulaşılır. Böylece öğrenilmesi istenilen davranış adım adım pekiştirilerek öğretilir. Elde edilen pekiştireç tepkilerin tekrarı olasılığını artırır.

Cevap B


8.Berk’in okulda arkadaşlarından bir şeyler isterken nazik davranması ve rica ederim demesi dolaylı pekiştirmenin sonucudur. Çünkü Berk babasının annesine karşı davranışlarını ve bu davranışların model aldığı kişi için olumlu sonuçlar doğurduğunu gözlemiş ve bunun sonucunda kendisi de aynı şekilde davranmaya başlamıştır. Modelin sergilediği davranışların ödüllendirilmesi, gözlemcinin o davranışı taklit etme olasılığını artırır ve hem sık hem de kısa sürede taklit edilmesini sağlar. Gözlemcide modelin onaylanmış olması, kendisinin de ödüllendirileceğine dair beklenti yaratır ve davranışın ortaya çıkma olasılığını artırır.

Cevap E


9.Serpil Öğretmen’in öğrencilerine hiç beklemedikleri zamanlarda küçük sınavlar yapması değişken aralıklı pekiştirmeye örnektir. Değişken aralıklı tarife davranışın ne zaman pekiştirileceğinin belli olmadığı bir pekiştirme tarifesidir. Davranış değişen zaman aralıklarıyla pekiştirilir. Pekiştireç bazen salı, bazen cuma, bazen pazar günü verilir. Sabit aralıklı tarifede pekişti recin ne zaman verileceği baştan itibaren bellidir. Örneğin pekiştireç her pazartesi günü ya da her bir saatte bir verilir. Değişken oranlı tarifede ise pekiştirecin verilmesinde davranış sayısı dikkate alınır. Ancak kaçıncı davranışın pekiştirileceği belli değildir. Bazen 3, bazen 6, bazen
 davranış pekiştirilebilir.

Cevap C


10.Serpil Öğretmen’in sınav sonuçlarını öğrencileriyle paylaşması öğrenmeyi etkileyen faktörlerden geri bildirime örnektir. Geri bildirim sonuçlar bilgisi demektir. Bu sayede öğrenci öğrenme düzeyi ile ilgili bilgilenme şansı bulur. Davranışlarının sonuçları hakkında bilgi sahibi olan bireyin öğrenme düzeyi de artar. Geri bildirim, öğrenenin bulunduğu öğrenme düzeyi ile ilgili bilgi sahibi olmasıdır. Etkili bir öğrenme için, öğrencinin öğrenip öğrenmediği veya hangi düzeyde öğrendiği ile ilgili olarak bilgi sahibi olması gerekir. Geri bildirim, öğrenilenlerin doğruluğu ya da yanlışlığı hakkında bilgi verir, öğrenme düzeyini gösterir. Hataların ve eksiklerin anında düzeltilmesine olanak sağlar. Öğrenen yaptıklarının ve söylediklerinin ne kadar doğru olduğunu bilirse daha kolay öğrenir. Bunu bilmeyen öğrenci yavaş öğrenir. Bu nedenle öğrencilere düzenli olarak geri bildirim sağlanmalıdır. Sınavlar öğrenme düzeyinin belirlenmesi ve öğrencinin bulunduğu yeri belirleme adına önemli bir geri bildirim aracıdır. Yapılan değerlendirmelerin kısa sürede öğrencilere iletilmesi; neleri doğru veya yanlış yaptıkları konusunda bilgilendirilmesi son derece önemlidir. Anlamsal çağrışım öğrenmeyi etkin kılmak için, öğrenilecek konunun daha önceki bilgilerle ilgili olmasıdır. Konunun önceki öğrenmelerle ilişkilendirilmesi daha kolay ve kalıcı öğrenmeler sağlar. Mutlaka öğrenilen yeni konunun daha önce öğrenilenle bağı kurulmalı, geçmiş öğrenme ve yaşantıları harekete geçirilmelidir. Bu amaçla anlamsal çağrışım dizileri oluşturulmalı ve bunların sayısı çoğaltılmalıdır. Kavramsal gruplandırma ortak ve benzer kavramların bir arada gruplandırılarak verilmesidir. Değişik özellikler açısından birbirine benzer maddeler birlikte gruplanarak algılanma eğilimindedir. Algısal ayırt edilebilirlik öğrenme malzemesinin diğer uyarıcılardan ayırt edilebilir özelliklere sahip olmasıdır. Uyaranın kişinin algılarına hitap edici, diğer uyaranlar arasından kolayca seçilebilir nitelikte olması gerekir. Algısal seçiciliği sağlamak için, öğrenilecek malzeme öğrencilerin amaçlarına, beklentilerine uygun olmalıdır.


Cevap D


11. Çağatay’ın ilk günler neredeyse sabahtan akşama kadar bisikletiyle gezmesi, bir süre sonra ise bisikletin cazibesini kaybetmesi, eskisi gibi binmemeye başlaması alışmaya örnektir. Alışma uyarıcının ortamda varolmaya devam etmekle birlikte organizma üzerinde yeterince etki yaratmamasıdır. Sönmede pekiştireç ortadan kalkar ve bunun sonucunda da davranış gösterilmez. Kaçınma istenmeyen bir sonuç ya da uyarıcıyla karşılaşılınca organizma uyarıcıdan uzak durur, kaçınır. Alışkanlık benzer ya da aynı uyarıcı ortamlarda davranışın otomatikleşmesidir. Sistematik duyarsızlaşma rahatsızlık yaratan uyarıcıyla organizmanın adım adım yüzleştirilerek uyarıcı tepki bağının çözülmesi ve organizmanın bir daha o uyarıcıya tepki ver
memesinin sağlanmasıdır.
Ara sıra piyango bileti alan Fatma Hanım’a son çekilişte büyük bir miktarda ikramiye çıkması ve bu olaydan sonra hem daha sık bilet almaya hem de diğer şans oyunlarını oynamaya başlaması “Pekiştirilen davranışlar sadece sıklaşmakla kalmaz, benzer durumlara da genellenir.” ifadesiyle açıklanabilir. Örnekte görüldüğü üzere Fatma Hanım’ın bilet alma davranışı ikramiye çıkarak pekiştirilmiş yani sıklığı artmıştır. Bu davranış aynı zamanda davranışın topografyasında da değişikliğe yol açmış farklı türden uyarıcı ya da durumlara da genellenmiştir.


Cevap A


12.Boyunduruk grubundakilerin düğmeye basma davranışından vazgeçmeleri öğrenilmiş çaresizliğe örnektir. Çünkü bu grupta yer alan köpekler ne kadar uğraşırlarsa uğraşsınlar sonucu değiştiremeyecekleri şeklinde bir öğrenme elde etmişlerdir. Öğrenilmiş çaresizlik organizmanın hangi davranışı gösterirse göstersin sonucu kontrol edip, değiştiremeyeceğine inanmasıdır. Bu durumda organizma bir pasiflik geliştirmekte ve pasifliğini tüm durumlara genellemektedir. Bunun sonucunda da geri çekilme ve kendisine sunulan duruma razı olma davranışı sergilemektedir. Durum kabullenilmektedir. Öğrenilmiş çaresizlik durumlarında, pasiflik, korku, depresyon, sonucu kabullenme, herhangi bir ödülü elde etmek için veya cezadan kaçmak için çaba göstermeme görülür. Bir tür kaderci anlayış geliştirmesidir. Kendini doğrulayan kehanet öğrenilmiş çaresizliğin yeni bir denemeyle öğrenilmiş çaresizliğin teyit edilmesidir. Öğrenilmiş çaresizlik bir hipotez kendini gerçekleştiren kehanet ise sonuçtur. Duyarlılaşma organizmanın
uyarıcıya her zamankinden daha duyarlı olması daha çok tepki vermesidir.
Çalışanlara yapılan ek ödemenin her seferinde sabit bir miktarda bir artışın karşılığında yapılması artan oranlı pekiştirme uygulamasına örnektir. Artan oranlı pekiştirmede pekiştireç sabit sayıda bir davranışa verilmekle kalmamakta her seferinde pekiştireci elde edeceği davranış sayısının belli bir oranda artması istenmektedir. Değişken aralıklı pekiştirme pekiştirecin beklenmeyen zamanlarda verilmesidir. Sürekli pekiştirme her doğru davranışın pekiştirilmesidir. Sabit oranlı pekiştirme pekiştirecin baştan belirlenmiş sabit bir sayıdaki pekiştirece verilmesidir. Değişken oranlı pekiştirmede kaçıncı davranışın pekiştirileceği baştan belli değildir.

Cevap E


13.Uzmanın hastanın alkolü bırakması için kullandığı yöntem itici uyarıcıya koşullamadır. Hasta için alkol istediği bir uyarıcıdır. Ancak alkolle birlikte kullanılan toz hastada bulantı, yüz kızarması, ateş basması gibi sonuçlar yani istenmeyen sonuçlar yaratmakta bu şekilde de hasta istediği uyarıcıya yönelik davranışı sergileyememektedir. Bu tür istenmyen durumlar yaratan uyarıcılara itici uyarıcı, bu yolla davranış kontrolüne de itici uyarıcıya koşullama adı verilir. Onarıcı düzeltmede bireyin tavizsiz bir şekilde istendik davranışı yapması sağlanır. Sistematik duyarsızlaştırmada organizma istenmeyen davranışa yol açan uyarıcıyla adım adım karşı karşıya getirilerek organizmanın daha sonra bu uyarıcıya tepki vermemesi sağlanır. Davranışta kontrast bir davranışın pekiştirilmediği durumda azalırken pekiştirildiği durumda daha fazla gösterilmesidir. Bıktırma organizmanın istenmeyen davranışa yol açan uyarıcıyla yoğun bir şekilde karşı karşıya getirilmesidir.


Cevap C


14.Köpeğin ikinci aşamada gong sesine salya tepkisi vermemesi koşullu ketlemedir. Koşullu ket leme koşullu tepkiyi sağlayan uyarıcının ardından koşulsuz uyarıcının verilmemesi bunun yerine başka bir uyarıcının verilmesi böylece de ikinci uyarıcının koşullu tepkiyi baskılamasıdır. Gölgeleme organizmanın iki koşullu uyarıcıdan daha baskın olana tepki vermesidir.


Cevap D


15.Çocuğun herhangi bir davranışının uygun bulunurken diğeri tarafından davranışa izin verilmemesi durumunda çocuk istediği davranışı yapmasına kim izin verirse isteklerini ona iletmeyi öğrenmesi ayırt etme anlamına gelir. Çünkü organizma bu tür durumlarda davranışını pekiştiren uyarıcı ya durumlarda sergilemeyi, pekiştirilmediği durumlarda sergilememeyi yani ayırt etmeyi öğrenmektedir.


Cevap C


16.Parçada Cevahir Bey’in kaza yaşanmasına tanık olması dolaylı öğrenme, aracıyla dışarı çıkmaması kaçınma, doğalgazın bitmekte olması nedeniyle aracıyla dışarı çıkması gölgeleme ve zincir takarak aracıyla güvenli bir şekilde gidebilmesi olumsuz pekiştirmedir. Cevahir Bey aracı dışarı çıkarmamayı kendi yaşantıları sonucu değil başkalarının yaşantıları sonucu elde etmiştir. Bu dolaylı öğrenmeye örnektir. Bunun sonucunda istenmeyen durumlardan uzak durması kaçınmadır. Ancak gazın bitmesi nedeniyle aracını dışarı çıkarması bir gölgeleme davranışına örnektir. Çünkü gazın bitmesi araçla dışarı çıkma korkusunu gölgelemiştir. Aracına zincir takarak çıkması ise istenmeyen durumu istenen bir davranışla devre dışı bırakması ise olumsuz pekiştirmedir.


Cevap E
 

17.Kavrama yoluyla öğrenmede öğrenen en üst düzeyde aktiftir. İpuçları arasındaki ilişkileri kurarak sonuca kendisi ulaşmaktadır. Kavrama yoluyla öğrenme karşılaşılan sorunun yapısını anlamayı ve kavramayı gerektirir. Zihinde ön çözümler üretilir ve bu şekilde ön çözümden nihai çözüme geçiş ani ve tam olur. Çözüme zihinsel olarak ulaşılır. Geliştirilen çözüm pürüzsüz ve hatasızdır. Bu şekilde sağlanan öğrenme uzun süre hatırlanır ve benzer problemlerin çözümüne genellenebilir ve kolaylıkla kullanılabilir. Gizil öğrenme farkında olmadan elde edilir. Edimsel koşullanma bir ödül elde etmek ya da cezadan kaçmak için hangi davranışların yapılacağının öğrenilmesidir. Tepkisel koşullanma daha önce aralarında bir ilişki bulunmayan bir uyarıcı ile tepki arasında bağın kurulmasıdır. Deneme yanılma yoluyla öğrenme ise doğru sonuca ulaşana kadar davranışların sergilenmesi, uygun olmayan davranışın terk edilip sonuca götüren davranışların devam ettirilmesi yoluyla elde edilen öğrenmedir. Sonuca küçük adımlarla tesadüfen ulaşılır.
Kendisini iyi ya da kötü olarak etkileyen durumları kendi yetenek, özellik ya da davranışlarının sonuçları olarak algılayan, kendini etkileyen her türlü olayın kendi kontrolünde olduğu bilinciyle hareket eden Bennu’nun içten denetimli bir öğrenci olduğu söylenebilir. Çünkü parçada sözü edilenlerden hareket edildiğinde Bennu’nun kendisine ve yaşamına etki eden durumların hepsinin kendi kontrolünde, sorumluluğun kendi ellerinde olduğu anlayışına sahip olduğu görülmektedir. Bu da onun içten denetimli yani otokontrol sahibi olduğu sonucunu desteklemektedir.


Cevap D


18.Yasemin Şengör’e ait herkesin kendine ait bir dünyasının varlığına işaret eden sorudaki satırlar insancıl kuramla ilgili koşulsuz kabul ilkesinin anlatımında örnek olarak kullanılabilir. Koşulsuz kabul bir bireyin dini, dili, ırkı, cinsiyeti, statüsü ne olursa olsun olduğu gibi kabul edilmesi anlamına gelmektedir. Parçada da “... onları birer öteki olarak görsek bile kimlikleri, renkleri, inançları ne olursa olsun hepsinin hisseden bir kalbi var...” ifadesi her insanın koşulsuz olarak kabul edilmesi gerektiğine işaret etmektedir. Bağdaşım içinde olma bireyin hissettikleriyle davranışlarının tutarlı olması, kendisini iyi tanıması anlamına gelmektedir. Kendini gerçekleştirme bireyin doğuştan sahip olduğu potansiyeli hayata geçirebilmesi, tam verimli birey olabilmesi demektir. Tarafsızlık objektif, nesnel olmaktır. Kendini kabul bireyin kendisini olduğu gibi kabul edebilmesidir.


Cevap C


19.Uyarıcıları çarpıtmadan, rahatça algılama, duyguların farkında olma, onları bastırma gereğini duymama, ilke ve kurallara sıkı sıkıya bağlanmaksızın, hayatın her anını tam olarak yaşayabilme, arzu, beklenti ve önyargıların etkisi altında olmadan, nesne, olay ve insanları oldukları gibi algılayabilme ve içten geldiği şekilde hareket etme; dışardan empoze edilen kurallardan çok kendi geliştirdiği değerler sistemine göre davranma kendini gerçekleştiren bireyin özellikleri arasında yer alır. Kültürün geliştirdiği davranış kalıplarını benimsemeyi ve modayı yakından izleme gereğini duyma kendini gerçekleştiren bireyin özellikleri arasında yer almaz. Kendini gerçekleştiren birey toplumla uyumlu olmakla birlikte etkilere açık ve moda davranışların peşinde olan bir birey değildir.


Cevap E


20.Soruda verilen bilgilere göre psikolojik danışman Bülent Bey’in özellikfaktör kuramını benimsemiş olduğu söylenebilir. Çünkü Bülent Bey bireylere yardımcı olmada çeşitli ölçme araçlarını kullanma ve bunlara dayalı verilerle hareket etmeyi ve yapacağı çalışmaları bu verilere dayandırmayı ön plana almaktadır. İnsancılvaroşçu kuram ya da benlik kuramı insanı doğuştan bir gizil güce sahip olarak kabul eder ve ölçme araçlarıyla bireyleri değerlendirmeyi çok önemsemez. Gelişimsel model en geniş kapsamlı rehberlik modeli olup, bireyin içinde bulunduğu gelişim dönemlerinin gelişimsel görevlerini kazandırmayı öngörür. Eğitimle kaynaştırılmış model eğitimle rehberliğin amaçlarının aynı olduğunu ve rehberlik hizmetlerinin eğitimin bir parçası olarak ele alınması gerektiğini savunur. Gestalt yaklaşım bireyi ve davranışları bir bütün olarak ele alır. Rehberliğin amacını bireyin bozulan dengesini yeniden kurmasına yardım hizmeti olarak ele alır.


Cevap B


Etiketler : kpss eğitim bilimleri deneme soruları - 2 cevapları


Facebook Yorumlar